Maradona Görünümlü Pele

07 Aralık 2009 Pazartesi


Pele, Maradona'nın 10 numaralı Boca Juniors formasını sırtına geçirmiş El Grafico'ya poz veriyor. Forma 1981 yılında Maradona efsanesinin yeni yeni ateşlendiği döneme ait. Acaba Maradona'nın tepkisi ne olmuştur. Çok merak ediyorum. Gerçi Pele futbolu bırakalı yaklaşık olarak 5 sene olmuştu. Fakat Maradona '82 yazında Barça'ya transfer olmuştu. Acaba Boca'lı yöneticiler veteran olarak Pele'yi Maradona'nın boşluğunu doldurması için mi düşünmüşlerdi 10 numaraya. Kim bilir...

Pazartesi Şarkıları (Foo Fighters - Tired Of You)

Daha hafta başlamadan beni yoran Galatasaray oyuncularına itaf ediyorum. Fener'li ve BJK'lı arkadaşlarda kendi oyuncularına itaf edebilirler. Zira hepimiz yorgunuz bu hafta. Hepimiz devre arasının gelmesini iple çekiyoruz. Maksat yeni yıla yeni umutlarla girmek olsun. Şarkıya gelince, Nirvana'nın eski davulcusu Krist Novoselic'in kurduğu ve kendisinin gitar çalıp vokal yaptığı gruptur Foo Fighters. Bence grubun en iyi şarkısıdır Tired Of You. Şarkının nakaratı çok şık bir sadakat sözü aslında. 'Sen yorulana dek gitmeyeceğim' diyor. Belki gideceği yer öteki taraftır. O sebepten sadakat olarak değerlendirdim cümleyi. Farklı düşüncesi olan varsa buyursun yorumlara.

Adidas Markofoni'de!!


Adidas Markofoni'de. Ekek ve bayan ürünlerinde güzel indirimler var. Hem kıyafet hem ayakkabı ihtiyacını gidermek isteyenler buyursunlar. Ürün almak isteyenler mail adreslerini yoruma yazabilirler. Kendilerine seve seve referans olurum.

Campeonato Brasileiro



Brezilya'da Flamengo 17 yıl aradan sonra taraftarlarına en güzel Noel armağınını hediye etti. Kuşkusuz bu performansı sergilemelerindeki aslan payı 4 gol 8 asistle Leonardo Moura, 8 gol 7 asistle Dejan Petkovic ve 19 gol ve 7 asistle gol kralı olan Adriano'ya ait. Mayıs'ta Adriano'nun sözleşmesi bitiyor. Bakalım 2010 Dünya Kupası sonrası hangi takıma gidecek? Aslında adres belli : Fener'e gel Fener'e fena alem var. Her gece otel odalarında eskort kızlarla kelepçeli fanteziler ve gırla alkol. Hemi de Brezilya usulü.

Sebastian Larsson


Rotamız EPL bu sefer. Birmingham'ın 24 yaşındaki sağ kanat oyuncusu İsveç'li Larsson tam bir duran top ustası. Bu sene EPL'de forma giydiği 14 maçta 1140 dk. forma giyip 3 harika frikik golü ve 1'i frikikten olmak üzere 3 asist üretmiş. Arsenal'den 2006 yılında transfer edilmiş. Bu hafta Wigan deplasmanında attığı 2 frikik ile EPL'de haftanın futbolcusu oldu. Sezon sonuna kadar takip edilmesi gereken bir oyuncu. TSL'de uyum gösterdiği takdirde gerçekten çok önemli işlere imza atar.

İsyan Bu Haykırış



(no title) -

İçine Saftig Kaçmış Rijkaard


Başlık normalde kavgada söylenmez ama ne söylemeye çalışsam kelimeler boğazımda düğümleniyor. Eskişehir ve Manisa maçlarından sonra 3. kez evimizde puan kaybediyoruz. Hem de öne geçmemize rağmen. Bu üstünde durulması gereken bir durum. 70 dk. maçı domine edip sonra kendi sahanda geriye yaslanıp rakibi beklemek kadar banal bir oyun olabilir mi? Kenar yönetim maçtan sonra oyunu hakettiğimizi söylüyor, eyvallah hakettik ama niye 70'ten sonra tek kale oynanıyor maç. Niye 1-0'ı korumak için yatıyoruz aklım almıyor. Niye kızıyorum ki diyorum sonra kendi kendime daha geçen gün söylemiştim bu takım kendi evindeki önemli maçları kazanamıyor diye. Arda'yı satın demiştim ya para için değil, çocuğun futbol hevesi kaçmasın diye satın artık. Maçın adamıydı yine Kaptan. Elano top oynamıyor diyenlere kapak olsun bu maç. Daha iyi olacak. Gün geçtikçe Brezilya Milli Takımı'ndaki performansına yaklaşıyor. Nonda için konuşmak istemiyorum. Özgürcan niye kiraya verilir onu da aklım almıyor! Geçen sene Sakarya'nın tek başına ligde kalma umutlarını yeşerten adam niye kirada? Takke düştü kel göründü yani Baros sakatlandı Nonda göründü. Nonda'nın da alternatifi olmalı takımda. Baros sakatlandığından bu yana takımda ciddi bir gol atma problemi baş gösterdi. İstatistiğe dökersek Baros'un sakatlandığı 25 Ekim'deki Fener maçından sonra Nonda'nın bütün maçlarda 2 golü var. O derece forvete ihtiyaç duyuyoruz düşünün. Bakalım devre arasında kimler gidip kimler gelecek? Ama kim giderse gitsin, inadına Rijkaard kalmalı. Bu sene bırakın Avrupa'ya gitmeyi, 8. bile olsak kalmalı.

Bildiğin 'Arıza'

06 Aralık 2009 Pazar


Aslında bu adam ilk geldiğinde adı çok ilginç gelmişti bana. Adı Ariza soyadı Makakula. Eskiden hani belden aşağı jargon konuşurken penise takma ad olarak Babayaro falan deriz ya arkadaş geyiklerinde. Şimdi Kayseri rakibin üstüne Makakula'yı salıyor. Tutabilene aşkolsun valla. Ligde 12 golle kral ve takımını da tarihinde ilk defa liderlik koltuğuna oturttu. Aslında Kayseri hakkında da çok konuşulacak şey var. Geçen sene Gökhan Ünal gittiğinde gol atamazlar demiştim, atıyorlar. Bu sene de M. Topuz'u Fener'e 'kaka'layınca hücum güçleri iyice düşer diye düşünmüştüm yine beni mahçup ettiler. Öncelikle Tolunay Kafkas'ı tebrik etmek lazım. Ertuğrul Sağlam'dan aldığı bayrağı sımsıkı tutarak taşıyor. Artık şehrin güzel bir stadıda var. Şayet kent takıma sahip çıkarsa bu takım yürür.

Galatasaray - İBB


Bugün saat itibariyle lider Kayseri ile 5. Bursa arasında 2 puanlık bir fark var artık. İlk beşte tek maç yapmayan ekip olarak artık bütün gözler ASY'de. Liderlik için bunda iyi bir fırsat olamaz. Yalnız bugüne kadar 4 maçta hiç yenilmediğimiz rakibin puanını 25'e yükseltip Avrupa Kupalarına gidebilme hesaplarının var olduğu yadsınamaz bir gerçek. Herşeyden önce en büyük handikapımız 'gönüllerimizin antrenörü' Abdullah Avcı. Gönlümden geçen 2 farklı bir galibiyet ama Manisa maçında da aynı düşünceye sahiptim. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer hesabı skor düşüncem yok.

İbrahim Akin


Ve bir ilk. İlk defa TSL'den bir oyuncu tavsiye ediyorum. Tavsiye ettiğim taraf ise Galatasaray. Sezon sonu sözleşmesi bitecek oyuncunun 25 yaşındaki genç oyuncunun. BJK'den sonraki İBB performansı aşikar. Bu sene 11 maçta 735 dk. formasını terletip 3 gol ve 3 asist üretti. İBB, İbo'nun sayı ürettiği 6 maçı da kaybetmedi. Kanatta olsun forvette olsun makina gibi işliyor. Bu flexible özelliği sayesinde çok rahat 4-3-3'ün kanadında oynayıp faydalı olabilir. En azından Aydın'dan çok daha etkili olacağına inanıyorum. Kesinlikle kaçırılmaması gereken bir isim.

Rüştü'yü Dövdürten Zihniyet


Önder Turacı'ya öncelikle bir geçmiş olsun diliyelim kulübü adına. Çünkü kendileri lütfen geçmiş olsun bile dememişler. Hatta "...Tedavi olması ve dinlenmesi gereken Önder Turacı, gece geç saatlere kadar bir gece kulübünde eğlenmiş ve daha sonra evine gitmiştir" şeklinde oyuncularını hedef göstermişlerdir. Bu tarz konularda tuttuğum takım diye söylemiyorum ama Galatasray çok daha kurumsal. Sen istediğin kadar tesisleş. Kurusallaşma olmadıktan sonra hepsi yalan. Ben Aziz Yıldırım hakkında çok konuşmak istemiyorum. Açıklama ortada. Fener'li arkadaşlar alınmasınlar ama müstahak biraz da bu. Şimdi Aziz Efendi, Kulüpler Birliği'nden de istifa etti. Önümüzdeki 1 ay Fener'de daha çok kan akacak. Bu kanın duracağı yerse Fener Kongresi olur ancak. Bende uyarması. Aziz gitmeden Fener iflah olmaz.

Nereye Bakıyor Bu Adamlar?


Çim Biçme Makinası


Rocky & Rambo


Rocky rolünde Verdasco ve López, Davis Cup'ta Çekleri 3-0 yenerek kupaya uzandılar. Çakma Rambo Ronaldo ise kahramanı olduğu maçta 2 aptal kırmızı kartla oyundan atılmayı becerdi. Bakalım Federasyon Ronaldo'nun Ortiz'e attığı tekmeyi kaç maçla cezalandıracak.

Melek & Şeytan

'Altın' golcü Messi ise takımı sırtlamaya devam ediyor. 2 golle maçın adamıydı. Diğer gol İbra'dan geldi. Yine sert bir vuruşla devirdi El Turco'ları.

Zico Tshirtü

05 Aralık 2009 Cumartesi



Bizim için Metin Oktay neyse Flamengo içinde Zico odur. Tam Metin Oktay Forması kıvamında ve Zico imzalı sade bir tshirt olmuş. Yolu Rio de Janeiro'ya düşen olursa haber versinde aldıralım bir tane. Çok beğendim vallahi. Bu arada yarın Flamengo, Maracana'da TSİ 21:00'da ligin en golcü takımı olan Gremio ile şampiyonluk maçına çıkıyor. 1 puan aldıkları takdirde şampiyonluk ipini ardındaki 3 takım galip gelseler bile onlara karşı 2'li averajdaki üstünlükleri sayesinde ilan edecekler.

Uefa Yılın Takımı Oylaması


Kadromu yaparken hiç duygusal yaklaşmadım diyebilirim. Sadece 2 kişi arasında kaldıklarımda listeye hiç girememiş olanları seçtim. Benim kadromda en fazla oyuncu ile 4 oyuncu seçtiğim Barça başı çekiyor. Maicon, Gourcuff ve Dzeko geçen seneki üstün performanslarıyla ilk defa listeye aday gösteriliyorlar. Oylamaya buradan katılabilirsiniz.

Hayata Dönüş



Fizyoterapi nedeniyle 1 gün gecikmeli yazıyorum maç yazısını. Ciddi anlamda bizim adımıza hayata dönüştü. Maçtan önce arkadaşlarla aramızda konuştuğumuzda beraberlik bile iyi dediğimiz maçı şans golüyle kazandık Sarp'ın ayağından. Düşündüğümüz gibi ortada bir maç oldu. Sdece ev sahibi olmamız nedeniyle baskındık. Arda maça tek kelimeyle damgasını, öyle ki Kewell'ın oynadığını sarı kart gördüğünde farkettim bile diyebilirim. İlk yarı Darlas'ın başına ciddi çoraplar ördü. Hatta Ten Cate devrede onu oyundan alarak 2. sarıdan kırmızı görmesinin önüne bile geçti bu anlamda. Arda'nın o bindirmelerinde Kewell daha içe yakın oynasa Sabri'nin ve özellikle Arda'nın 'asistleri' yenmemiş olacaktı.  Bu arada Gökhan'ın sakatlanmasıyla Mehmet stopere kayınca birşey dikkatimi çekti. 'Ayağı top yapan stoper' arayanlara harika bir örnek sergiledi Topal. Soyadının aksine hiç aksamadı mevkiisinde. Böylece orta sahada hem Elano'ya, hem de bir zahmet iyileşiverirse Linderoth'a yer açıldığında cidden ayağa top yapan basan bir Cimbom izleyeceğiz kesinlikle. İlk yarıda Elano'nun kestiği harika topa Nonda'nın kalçası değmese, Elano'nun niye ortasahada oynaması gerektiğini uygulamalı olarak ispatlamış olacaktık.

2. yarıda ilk yarıya benzer bir top oynadık. Gol tam istenilen zamanda geldi. Arda'nın içeri kesitiği topta Nonda önündeki Sarp'a çıkardı ve onun vuruşunda auta gitmesi gereken top rakibe çarpıp ağlarla buluştu. Keita'nın hazırlandığını öğrenince çıkacak oyuncunun Kewell olması hiç şaşırtmadı beni. Ya Arda olağanüstü etkili olması nedeniyle sönük kaldı ya da istediği gibi oynayamadı. Fakat Keita'da Arda'dan aşağı kalmadı oynadığı dönem içinde. O kadar aktüeldi ki Keita, maçın kahramanı ünvanını az daha Arda'nın elinden alacaktı. Çok etkili bindirmeleri ve şutları vardı. Ayrıca Cisse bir ara tecavüz ediyordu bizim defansa. Keşke sezon başında adı geçtğinde alınsaydı. Gerçekten çok etkili bir forvet. Hafta sonu İBB maçı öncesi iyi bir deneyim oldu maç. İnşallah BJK'nin berabere kaldığı ve rakiplerin zorlu maçlara çıkacağı haftayı lider kapatırız.

Bu arada en nefret ettiğim spikerlerin arasına Emre Tilev'i de kattık. Yok bu kadar berbat bir anlatım. Yukarda basettiğim Elano'nun pasında top Nonda'nın kalçasına bariz çarpmış. Adam illa spiker değilde Cimbom çığırtkanı olacak ya 'değmiş gibi' diyor. Ya kardeşim o top Nonda'ya ya değmiştir ya da değmemiştir. Zaten kale arkası kamera çekiminde top Nonda'ya çarpıp yön bile değiştirmiş. Sen hala 'bile' diyorsun. Azıcık adam gibi 'değdi' diyin. Gördüğünüzü anlatın başka ihsan istemiyorum. Yoksa yakında maç seyrederken spikere göre televizyonun sesini mute'a alacağım.

Dünya Kupası Kuraları


Kuralar çekildi. Malesef Tanrı hala Fransa'nın yanında. Ama inşallah o gruptan 2002'de olduğu gibi gol atamadan elenip eşekten düşmüşe dönerler ibret-i alem için. Grup olarak değerlendirirsek; A grubunda Meksika ve Uruguay, B grubunda Arjantin ve Nijerya, C grubunda İngiltere ve ABD, D grubunda Almanya ve Avustralya(tuttuğum takım olması nedeniyle), E grubunda Hollanda ve Kamerun, F grubunda İtalya ve Paraguay, G grubunda Brezilya ve Fildişi Sahilleri, G grubu İspanya ve İsviçre gruplarında üst tura çıkacak takımlar olurlar diye düşünüyorum. İtalya'nın grubu çok rahat. Keza İngiltere ve İspanya'nın grupları da kendilerine kafa tutacak takım olmaması nedeniyle nispeten diğer gruplara oranla rahat. Diğer gruplara bakarsak Brezilya ölüm grubunda. Keza Almanya ve Hollanda'nın grupları da zor. A grubu ise en dengeli grup olarak görünüyor. Fikstür burada.


Kim Bu?

03 Aralık 2009 Perşembe


Yok bu sefer kazık sormadım. İyi atan kazanır.

Yanıt gelmedi malesef. O kadar zor muydu ya? Yanıt : Messi idi.

Beware Of Maradona


Aldığı 2 aylık hak mahrumiyeti nedeniyle güzel insan Charlize Theron belki de yarın 10'un adını anons edememiş olacak. Zaten kura çekiminde olmakta Maradona'yı çok bağlıyordu ya. Dünya Kupası'nın şekillenen yeni torbaları ve tahminlerim aşağıdaki gibi. Fransa'yı ise Allah'a havale ediyorum. İnşallah topları hazırlayan kişi makara olsun diye Fransa yazılı topun içindeki kağıda İrlanda yazarda hep beraber Platini'nin suratının nasıl şekil değiştirdiğini görürüz.



Ölüm grubum : İspanya, ABD, Fildişi Sahili, Portekiz
Erzurum Kırlama Şekeri grubum : G.Afrika, Honduras, Cezayir, Slovakya (haliyle A grubu)

Favorim : İspanya ve İngiltere
Plase : Brezilya
Süpriz : Fildişi Sahilleri
Tuttuğum Takım : Avustralya
Çıkış Yapacak Takım : İsviçre

Rogelio Chavez


Hemen hemen her Orta ve Güney Amerikalı'da rastladığımız gibi tam adı uzunca Rogelio Alfredo Chavez Martínez. 25 yaşındaki Chavez, Meksika Ligi'nde bu sezon 19 maçta 1663 dk. forma giyip 3 gol atıp, 6 asist üretmiş. Bir sağ bek için iyi bir istatistik. İstatistiğin en ilginç yanı Cruz Azul takımı Chavez'in asist yaptığı hiçbir maçı kaybetmemiş. Ayrıca 2 maç dışında sürekli ilk 11'de forma giymiş olması devamlılığı açısından önemli bir ipucu bizler adına. TSL ekipleri için ideal bir sağ bek olabilir. Oyuncu hakkında geniş bilgi edinmek için geçen seneki takım arkadaşı Carrusca'ya danışmakta fayda olabilir.

Yatağımdaki Madrid


Aslında Madrid pazarlamanın dibine vurmadı aslında. Bildiğim kadarıyla Barça'nın mağazasında Barça amblemli buzdolabı bile satılıyor çünkü.

Galatasaray - Ποδοσφαιρικός


Biri 1.lik peşindeyken şuan 4. sırada olmanın karmaşası içinde olan, diğeri derbi öncesi liderken şimdi 2. sırada yer alan iki takımın mücadelesi olacak Galatasaray - P.O.A. maçı. Üzülerek belirtmek gerekir ki, Galatasaray malesef son dönemlerde özellikle ASY'de kazanması gereken maçlarda hem ligde(geçen sene Kasımpaşa ve Kocaeli vb.) hem de Avrupa'da(HSV, Helsinborg, Trömsö, S. Graz, M.Kharkiv) hem basit hem de önemli maçlarda puan kaybı yaşıyor. Açıkçası son Bursa maçı sonrası oyuncuların sistemle imtihanı olacak bu maç. Puan kaybı ya da kötü oyun oynandığı takdirde Rijkaard'ın façası malesef çizilmiş olacak. Halen sabır diyen biri olarak malesef tek başıma medyanın önünde duramadığım için bütün taraftarlara her türlü olumsulukta Rijkaard'ın arkasında inanarak durmasını tavsiye edebilirim.

P.O.A.'nın derbiden moralsiz gelmesi ve Salpingidis ve Leto'nun kadroda olmayışları büyük şans adımıza. İlk maçta oynamayan Cisse ve Servet mücadelesi benim keyifle seyredeceğim enstantanelerden olacak. Keita'nın yine yedek olarak başlayacağını düşünüyorum. Baros'un yokluğunda Nonda forvetteki yerini alacaktır. İnşallah güzel bir akşam olur. Star'da 19:45'te önce özetsiz Kurtlar Vadisi ve akabinde 22:05'te maç var. Bu akşamın prime time 1.si belli. Umarım makus talifimizi değiştirip Avrupa'da ilk defa bir grup aşamasını lider olarak geçip seribaşı olma başarısını da biz gösteririz. Muhtemel kadrolar :


Leo Franco

Sabri    Servet    Gökhan    Hakan

Sarp   Topal

Elano

Arda        Kewell(Keita)

Nonda


Cisse
 
Karagounis   Ninis   Gabriel

Katsouranis   G. Silva

Spiropoulos   Vyntra   Sarriegi   Seitaridis

Tzorvas

575.000 $'a Kilise





22.91


Thomas Rupprath sırtüstü 50 mt.de yeni Avrupa rekorunu geliştirdi.

Besili Hayvanlara Benziysen


Daha önce söylemiştim, insan değilsin.

Yılın Spor Fotoğrafı

01 Aralık 2009 Salı


Bence yılın fotoğrafıdır. O Everton'lu gence FA hatta FIFA ödül verilmeli. Can düşmanı takımın yaşlı taraftarını ne kadar şevkatle tutup yardımcı oluyor. Bizde tribünce çoluk çocuk demeden şeytan taşlarcasına taraflar birbirlerini resmen 'recm' ederken, bu fotoğraftan uzak bir ülke olarak ibret almalıyız. İşte Premier League bu.

Ahmet Bulut'un Açıklamaları Üzerine


Galatasaray Kaptanı Arda Turan’ın menacerliğini yapan Ahmet Bulut “Emre Belözoğlu, Hakan Şükür vardı, gittiler, Galatasaray yine şampiyon oldu. Arda’nın yurt dışında bir kulübe gitmesi, Galatasaray’ı küçültmez, büyütür. Bundan daha güzel bir şey olmaz. Buna hem prestij hem de ticari olarak bakmak lazım. Barcelona niye Eto’yu veriyor?” şeklinde beyanat vermiş. Öncelikle Ahmet Bulut'a blogu takip eidp etmediğini sormak istiyorum. Henüz 2 gün önce Arda ve transfer hakkında yazmıştım. Aslında haklı Ahmet Bulut. Arda bence satılmalı. Özellikle fırsat bu fırsat diyip bu seneki sayısal verileri tavan yapmış durumda olan kaptanı en iyi şekilde pazarlayıp satılmalıyız. Muhtemel satışı gerçekleştiğinde yaklaşık olarak Galatasaray'ın cebine 20.000.000 € gibi bir rakam girecektir. Peki bunun bir sebebi mi var illa satalım Arda'yı. Aslında var. Üzülerek Sinan'ın söylediklerine katılıyorum. Arda Hasan'laşmadan satılmalı. Hem bizim geleceğimiz için hem de çocuğun yeteneklerini geliştirebilmesi için olmalı bu.

Peki Arda'nın açığı nasıl kapatılabilirinir? Burada 3 sorun çıkıyor karşımıza. Liderlik,kaptanlık ve mevkiisindeki açık. Takımın liderlik görevi Kewell'a ve Elano'ya paylaştırılarak bu açık kapatılabilinir. Takımın kaptanlık görevi ise A takımda sürekli forma şansı bulan Servet'e verilerek, Servet onure edilebilinir. Mevcut kadroya sezon başı CSKA'dan kiralanan Caner kanat oynatılırsa gayet iyi verim alınır. Çünkü Caner bek oyuncusu değil. Keza o çocuğa da yazık. Bek oynata oynata çocuk bildiğinide unuttu kulübede. Gelen parayla nasıl bir transfer yapılmalı? Elbette kazan-kazan stratejisi ile hareket edip Sercan, Nuri Şahin gibi oyuncular alınmalı. Onlarda parlatılıp kar edilerek satılmalı. Bunun yanı sıra en büyük övünç kaynağımız olan alt yapımıza ciddi yatırımlar yapılmalı. Serdar Eylik, Emre Çolak gibi oyuncular yavaş yavaş kadroya alınmalı ve süre bulmalı. Velhasıl kelam; Arda'sız da şampiyon olunur, Arda'lar satıldıkça büyülür. Ahmet Bulut doğru demiş. Arda gitmeli ama hangi lige? Anket solda.

Takip Etmek İçin Doğmayan Adamlar


Nasıl bir müzik dinleyicisi derseniz yanıtım 'metal-rock' olur. En sevdiğin grup diye sorarsanız blogda sıkça rastladığınız gibi Guns N' Roses, Velvet Revolver'ın yanı sıra Metallica ve Iron Maiden tanıtını veririm sorunuza. Soruyu biraz daha değiştirip sorarsanız yanıtım tektir. Soru şu : İlk çıktığı günden bu yana tarzını değiştirmediği için sevdiğiniz grup hangisi? İstinasız Bon Jovi. Gerçekten ilk albümünü ve son albümünü yanyana koyun tarz hep aynı. Evet yer yer daha sofistike ve slow albümlerle kendi yaşlarını yansıtıkları işlerle karşımıza çıksalarda, iş hareketli şarkılara gelince müzikal olarak dünyada çıtayı koyan saygın gruplardan başında geliyorlar. İnanın hiçbir sapma yok tarzdan. İşte durum böyle olunca kaybolamayan ve sürekli üzerine eklenen hayran kitlesi grubun itibarını son albümleri The Circle'ı Amerika'da çıktığı günden bu yana 1 numarada kalmasını sağlıyor. Kısa vadede yeni yılada zirvede girecekler. İlk singleları We Weren't Born to Follow(Biz takip etmek için doğmadık) zaten kendileri konusunda ne kadar iddialı olduklarının ispatı. Zaten böyle bir kariyerden sonra Bon Jovi takip eden değil, takip edilen grup olur. Geçen sene Türkiye'ye gelecekler diye ciddi bir dedikodu olmuştu. Hatta Ramazan nedeniyle konserin iptali dahi olmuştu bile denmişti. Keşke gelselerde gitsek. Piyasada bu kadar saf kalabilen ikon grup çok az kaldı.

Bidone d'Oro 2009 Anket Sonuçları


13 Aralık'ta ödülü gerçekten 'kazanan' belli olacak. Bidone d'Oro anketimizde ne oldu derseniz, hemen neticeleri paylaşayım. Ronaldinho oyların % 42'sini alarak ödüle layık görülüyor. 2. sırada geçen yılın şampiyonu ve benim de bu sene için favori gördüğüm Quaresma oyların % 31'ini elde ederek geçen sene aldığı ödülde bu sene baş altına yerleşti. 3. sırada oyaların % 20'sini alan Mancini bulunuyor. 4. sırayı 2 takımdaş olan Dida ve Huntelaar oyların % 14'erini alarak paylaşıyor. 5. sıra adam başı oyaların %11'ini alaran Baptista, Felipe Melo ve Poulsen yer alıyor. 6. sırada yılların istikrarsızlık abidesi Tiago % 8 ile yer bulurken son sırayı % 5 ile Carrizo yer alıyor.

Ballon d'Or Messi'nin


Favori Messi demiştik. Kazananda yine 473 oyla Messi oldu. Luis Suárez, Cruyff, Hristo Stoichkov, Rivaldo ve Ronaldinho ile Ballon d'or'u kazanan 6. Barça'lı olmanın yanı sıra ilk Arjantin'li olmanın gururunu yaşıyor. Yalnız geçen sene Wolfsburg'u şampiyon yapan Dzeko'nun dereceye dahi girememesi beni üzdü. Listenin tamamı burada.
 


  1. Lionel Messi (Barcelona) : 473 puan
  2. Cristiano Ronaldo (M. United - Real Madrid) : 233 puan
  3. Xavi (Barcelone) : 170 puan
  4. Andrès Iniesta (Barcelone) : 149 puan
  5. Samuel Eto'o (Barcelone - Inter) : 75 puan

Alves'e Evrilen Sabri


Çok iyi hatırlıyorum. 2003-2004 senesiydi, Terim'in 2. döneminin 2. senesi idi. O dönem açık kombinesi maçlar Olimpiyat stadında diye 30TL idi. Almıştım bir tane maksat kulübe katkı olsun diye ama o sene 1 maça bile gitmedim Büyükada'dan yol çok uzak diye. Sadece İnönü'deki olaylı BJK derbisine, hani Sinan Kaloğlu'nun son dakikada 6 pastan topu auta diktiği, Terim'in Çarşı tarafından kendisine ve ailesine edilen küfürlerin üstüne 'nah' hareketi yaptığı, eski açıkta üstümüze yağan meşaleler nedeniyle parmaklıkları kırdığımız ve maçın bir ara durduğu ve futboldan başka herşeyin yaşandığı ve bütün bunların skora 0-0 olarak yansıdığı maça gitmiştim. 

O sene yeni bir genç filizlenmişti Galatasaray formasıyla. Bizler için altyapıdan gelen gençler ezelden beridir bir ayrı yer tutar bu gönüllerde. Sabri'de öyleydi o zamanlar. O zamanlar orta sahanın sağında hızlı, koşan, basan ama ciddi şekilde imaj maker'a ihtiyaç duyan bir 'çaylak'tı tabiri caizse. Yine şu dönemlerde olduğu gibi yine o zamanlar uzaktan topa vurma alışkanlığı vardı. Bu noktayı çok iyi hatırlıyorum. Hatta o kadar iştahlıydı ki, Hakan Şükür, Sabri gol atar diye mi çekinmişti bilinmez ama Olimpiyat'taki Gençlerbirliği maçında giydirmişti bir güzel zılgıtı. Hakan'a çok kızmıştım. Sabri'ye yürümeye yeni yeni çabalayan bir bebek gözüyle bakıyordum. Burada kendimle ilgili bir detayı paylaşayım. Ben kaleye şut atma isteği olan oyuncuya asla 'niye vuruyor' diye kızmam. Aksine şut çekilmesini severim. Çünkü o şut futbolun ihtiyacı olan gol ile neticelenen bir eylemdir. İşte o nedenle Hakan'ın Sabri'nin gelişimine negatif etki ettiğini düşünürüm hala. Belki de o zılgıt yüzünden Sabri 'duran topların usta ismi' olamadı. Keşke o 'ufak bebek' teşfik edilseydi de bugün bu kadar makara konusu olabilecek kadar yeteneği körelir miydi? İşte bu konuda daha iyiye giderdi diye düşünenlerdenim.

Hadi gözlerimizi objektif bir şekilde açıp 2 maça bakalım. 16 şampiyonluğu kazandığımız Kayseri maçında Sabri arasına kopya kağıdı koymuşçasına aynı yerden 2 gol atıp maçın adamı olmuştu. Keza geçen sene Bordo'yu 4-3 yendiğimiz maçta son dakika golü yine onun ayağından çıkan bir şuttan gelip gecenin adamı oluvermişti. Hatta maçtan sonra ASY'de tribünlere 3'lü çektirdiğinde bütün stadın Hakan Şükür gibi şut atmasına kızdığı adam bağırlara basılıyordu. Kızmasın kimse Sabri'ye. Sabri hep doğru olanı yapıyor aslında ama hiç doğru yönetilememişti. Belki bu baskı Sabri'de çok ağır bir menepoz vakası(bayanlar alınmasın lütfen) oluşturmaya başlamıştı. Sabri artık çok hırçın bir oyuncuydu. Bir ara kadro dışı bırakılmıştı ama eski kaptanların hatrı onu tekrar kadroda tutmuştu.

Peki bu sene sana ne oldu Sabri. Rijkaard mı değdi sana. Senden Alves yaratmaya mı çalışıyor bu adam. Aslında olmayacak iş değil. Zira bir futbol severe Sabri'yi sorusak akla gelecek 3 şeyin en olumsuzu olan 'hırçınlık'(buna öfke, sinir, agresifte diyebilirsiniz)  tamamen bünyesinden arındırılmıştı. Bursa deplasmanında neredeyse ayağını kıracak olan Bekir Ozan'a saldırmamış sadece tepki göstermişti. Bu iki kavram arasındaki ince çizgiyi görebilenler için ayrıca bu olayı paylaşmakta fayda var. Bu sene şut atmaktan çok asli görevi olan asist ve orta yapma üstüne gelişmeye başladı. Buna rağmen yukarıda bir dolu değindiğimiz şut çekme özelliği nedeniyle sarı kırmızılı forma altında oynadığı 21 maçta 2 gol atıp bunun yanı sıra 3 asist üretti. Aslında bu istatistikler Sabri'nin yavaş yavaş Rijkaard tarafından evrilmeye başlandının ciddi bir kanıtı. Çünkü geçtiğimiz senelerde bir sezonda en fazla 5 asist üretip, 2-3 gol atan oyuncu henüz bu istatistiğe sezonun 3/1lik diliminde bayağı bir yaklaştı. Demek ki Sabri'nin bundan önceki kılavuzları hep kargaymış. Geçen sene Alves'i Barça'ya sattıktan sonra bir ara Sevilla'nın listesine giren Sabri, Alves'e doğru evriliyor.


Sabri iyi seyretti mi acaba El Classico'yu. Aslında çok merak ediyorum. Senden Alves'in Ibra'ya attığı gol paslarını bekliyorum. Senden Messi'nin harcadığı akıl almaz Alves asistleri bekliyorum. Evrildiğin yer doğru yer. Çünkü artık doğru ellerdesin. Kıymetini bil. Bir ara adının bile doğru yazılmadığı yere adını efsane olarak kazı. In Sabri, Hakan trust.

P.S. Foto bobiler.org'tan
P.S. Kafama taş düştü sanırım. 1 haftada 3. uzun yazıyı yazdım. Bana bir haller oluyor.