27 Şubat 2011 Pazar

Radiohead Kafa Yapmaya Devam Ediyor

Radiohead 8. stüdyo albümleri The King of Limbs ile 4 yıllık sessizliğine son verdi. 8. albümlerinde 8 şarkı bulunuyor grubun. kişisel favorim Codex.

25 Şubat 2011 Cuma

Napoli Geçmişini Arıyor

 
Biraz geçmişe, Maradona'lı günlere gidelim istedim. 'Bir adam niye dünyanın en iyisidir?' sorusunun yanıtı bu şampiyonlukların altında gizlidir biraz da. 88 yılında Galliani'yi ağlatmış olan Napoli şampiyonluk yolundaki en büyük rakibi Milan ile Pazartesi günü saat 21:45'te San Siro'da karşılaşacak. Maç TV8'den naklen veriliyor malum. Gerçi köprünün altından akacak çok su var 38. haftaya kadar ama Serie A'nın dönüm maçlarından birisi. Napoli 20 yılı aşkındır özlemini çektiği şampiyonluk yolunda önemli bir adım atabilecek mi? Milan'ın beli sakatlıklardan bükülmüş vaziyette. Pirlo, Ambrosini, Inzaghi ve Zambrotta yok, Gattuso da bildiğim kadarıyla sarı kart cezalısı. Napoli de ise tek fire Lavezzi.

24 Şubat 2011 Perşembe

Katalanların Yeni Halk Düşmanı : Wenger

2003'te Fabregas ve 2005'te Merida'dan sonra 16 yaşındaki Toral'ı kapattı. Barça camiası Wenger'e haliyle ateş püskürüyor. Haliyle Wenger, CL rövanşında Nou Camp'a ayak basınca en az Mourinho kadar tepki alacağa benziyor.

23 Şubat 2011 Çarşamba

Ünlü Olmak

 
 
- Kardeşim izin vermiyorlar ki ağız tadıyla bir dolaşalım, halka karışalım.
- Tabi sen de haklısın be Adrianocum. Ünlü olmak zor iş.

22 Şubat 2011 Salı

Kırmızı Şimşek'i Sattım

Eylül 2009'da almıştım ilk arabamı. 9000'e aldık 9700'e sattık. İyi satışçıyımdır alimallah. Alana-satana hayırlısı olsun. Şimdi Şile taraflarında arsa yatırımı düşünüyorum, bizim kerata gelecekte hayrını görsün diye.

21 Şubat 2011 Pazartesi

Román

Efsane sakatlıktan dönüyor bu hafta sonu

19 Şubat 2011 Cumartesi

Umut Yok

Samet Aybaba geldikten sonra dirildi Buca. Özellikle geçen hafta aldıkları Konya galibiyetine anlam katabilmek için açık oynadılar. Galibiyeti istediler potadan çıkmak için. Bizimkiler ise aynıydı. Takım hala yetrsiz. Baros'un çizgi üstündeki kısmetsizliği ve yine aynı pozisyonda güme giden penaltı maçın erken kopmasına mani oldu. Buca'nın direkten dönen topunda Zapata'nın pozisyon hatası vardı. Zira top dümdüz gitseydi, filelerle bulşacaktı. 85'teki Mendy'nin pozisyonunda Sergen, Cana'ya giydirdi. Halbuki asistin muhteşemliğini konuşan yok. Keza Cana'nın pozisyon hatası yok, aksine boyu kısa kaldı pozisyonda. Olumlu şeyler konuşulsa TRT daha çok seyredilir yoksa maç görüntülerine bakmak dışında açmıyorum Stadyum'u.

18 Şubat 2011 Cuma

Benziyorlar

 
Ümit Karan vs. Koray Candemir(Maskott/Kargo)

17 Şubat 2011 Perşembe

Gunners vs. Barça

Kimilerine göre oyunun kırılma anı Messi'nin ilk yarıda kaçırdığı gol(yüzeysel bakarsak evet ama sonuçta golde kaçabilir), kimilerine göre Bendtner ve Arshavin'in oyuna girmesi(Wenger'in oyuna direk etkisi olmuştur kuşkusuz bu hamleyle, yoksa antrenörlüğü tartışılırdı alimallah) olsa da bana göre Villa'nın yerine Keita'nın oyuna girmesiydi. Aslında Bojan girmeliydi. İleride top tutup Messi ve Pedro ile daha koordineli olurlardı. Hatta Afellay bile olabilirdi bu isim. Barça, Keita girdikten sonra rakibin malum değilşiklik hamlelerini kabullenmiş ve topu 3. bölgede tutamaz hale gelmişti. Haliyle kanat akınlarıyla Arsenal pimi çekti. Belki daha öncesinde de gol bulabilirlerdi ama Valdes gerçekten başarılıydı bunlarda. Rövaşta ise Pique kart cezalısı. Puyol yetişmezse Nou Camp'taki maçta süpriz ihtimali hala var.

Gecenin esas süprizi ise Lucescu'lu Donetsk'ten geldi. 1-0 geriye düştükleri maçta 1-3 öne geçtiler ve rövanş için 2-3'lük galibiyetleriyle  büyük balığı yakalayıp evlerine dönüyorlar.

16 Şubat 2011 Çarşamba

This Is Milano Lan!!!

Kafasıattımo kafayı koymuş Spurs'un staffına

Bir Devin Çöküşü

Palermo'dan bahsetmiyorum kesinlikle. Çöken Boca Juniors'ın ta kendisi. Keşke Arjantin Ligi'ni bir kanal yayınlayabilseydi de daha iyi anlayabilseydik orada neler  olup bittiğini. Codoy Cruz'a evlerinde 4-1 gibi farklı bir skorla yenildiler. Haliyle tribünlerde ciddi protestolarda oldu.

14 Şubat 2011 Pazartesi

Il Fenomeno Kramponları Astı

Futbol tarihinin en iyi forvetlerinden birisi olarak tarihe adını yazdırdı Brezilya'lı Ronaldo. Yaşadığı büyük sakatlıklar + aldığı aşırı kilolar artık ona futbol oynatmıyordu. İsabetli bir karar olmuş. Artık onun devir kapanmıştı son bir kaç yıldır. Onun hakkında unutmayacağım tekşey Barça'dayken arkasından çeken defans oyuncularını yerde süründürmesi olacak.

Balyoz Komutanları ve Ufak Bir Anı

Davada tutuklanan 3 paşa benim için manidar. 1. Ordu Komutanı Çeitn Doğan, 2. Kolordu Komutanı Engin Alan ve 4. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Mustafa Kemal Tutkun, ben 4. Mekanize'de askerken komutandılar. Davanın ilk başladığında adları geçmeye başlayınca 'yakında beni de alırlar' diye düşünmedim değil.

Bu arada Engin Paşa ile ilgili bir anı paylaşalım. Yeni terfi aldığından tugayları denetliyordu Engin Paşa. 'Apo'yu Türkiye'ye getiren timin komutanı' olarak anıldığında herkes büyük saygı duyuyordu (Gideon'un Casusları kitabını okuyunca Engin Paşa'nın timinin, Apo'yu Mossad'tan teslim alıp, ona buraya kadar eskortluk yaptığı gerçeğiyle yüzyüze kalmak pek hoş olmadı adıma). Keşan'da Topçu Taburu'nu denetleme gitmişlerdi Mustafa Paşa ile beraber. Burada okuma yazma bilmeyen erler için açılmış sınıfları denetliyorlarmış. Bir askeri tathtaya kadırmış Engin Paşa 'Atatürk yaz bakalım tahtaya' demiş, çocuk yazamamış. 'Oğlum, adını yaz o zaman' demiş, yine yazamamış. Tabur Komutanı Recep Yarbay'a dönmüş sonra sinirli bir şekilde, 'Recep bir daha geldiğimde bu çocuk buraya hayat hikayesini yazamazsa bu taburun üstünden geçerim ona göre' diye yağmış. Miş'li geçmiş zaman anlatıyorum olayı. Çünkü olaya birebir tanık olan kişi, bizim Mustafa Paşa'nın emir eri Bayram tertibimdi.

13 Şubat 2011 Pazar

Rekora Doğru

Dün Maltepe'de kayınçoyla tavla oynuyoruz, yanımızda maç açık sammiyetimle söylüyorum, bir kez bile maçı izlemek için kafamı çevirmedim. Düşünün oynadığımız futbolun halini. 1 maçı daha kaybettiğimizde, bu kadro tarihe 'altın' harflerle adını yazdıracaklar. Şimdiden tebriklerimizi iletelim.

10 Şubat 2011 Perşembe

Bu Aralar Yeni Hobim : Satranç

Çok uzun zaman olmuştu satranç oynamayalı. Geçen hafta sonu büyük kayın biraderin oğluyla oynamaya başlayınca netten oynamaya başladım. Gerçekten keyifli bir oyun. Birkaç hamle sonrasını düşündürüyor olmasıyla, insan öngörülerini dahi geliştirdiğini düşünüyorum. Fotoda en son oyunumda PC'yi alt ettim. Ayrıca araştırdım Satranç Federasyonu'na 20 TL kayıt parası yatırınca lisans dahi alabiliyorsunuz. Vakit bulursam alacam lisansımı.

8 Şubat 2011 Salı

Benim İçin Ağlama İngiltere

Eva Peron için çekilen film için yazılan ve Madonna'nın seslendirdiği parçanın İngiltere versiyonu Maradona bestelemişti o 'hünerli' elleriyle 1986'da.  O hünerli eller o yıl Dünya Kupası'nı da kaldırdı keza. Sevgili Koala zamanında Henry'nin İrlanda'ya elenmesine yol açan el pozisyonu için sormuştu 'İki hareket arasındaki fark ne?' diye. İstediği yanıtı vermiştim kendisine : 

"Arjantin - İgiltere maçındaki Maradona'nın golü, Falkland savaşında ölen masum Arjantin'lilere bir itaftı. Aslında o el 'Tanrı'nın Eli'nden ziyade 'Tanrı'nın Adaleti' idi. Bu nüansla açıklanabilir Maradona'nın ki. Yoksa minareye kılıf hazırlama niyetinde değiliz elbette. Sonuçta suç her zaman suçtur."

Bu manşeti bulunca yakın geçmişe bir gidelim dedim şöyle.

Futbol Futbolcuyla Oynanır

Ağustos ayıydı yazmıştım sıkıntı orta sahadaki Ayhan-Sarp-Barış 3'lüsünde kaynaklı diye. Nihayetinde 3'nün olmadığı orta saha ilk bakıldığında geçekten topu ileri taşıyabilen adamlardan oluşunca baskı kurmak hiçte zor değilmiş. Kazım 2 asist üretti, Stancu hep kaleyi düşündü, saçma vurmadı. Zira bütün toplarını Atilla plajonla aldı. Kewell biraz daha kendine gelmiş ve yorgunluğunu üstünden atmıştı. Culio iyi destek oluyor hücuma. Ayrıca Kral döndü. Maçın en dramatik anı ise Ümit'in folünden sonra sevinmemesiydi. Severim Ümit'i gerçekten iyi bir strickerdır. Keşke bizde de frikikten gol atabilseydi.

Ligin geneline bakarsak. Geçen hafta ligin yeniden başladığını yazmıştım. Trabzon büyük denizleri aşıp derede boğulabilen bir takımdı. Yani hala en büyük rakipleri kendileri. Yakaldıkları sinerji dağılmadan toparlanamazlarsa ligi kaybedecekler. Bursa'nın hücum gücü son transferlerle güçlendi diye hafta içi yazmıştım. Rotasyon şart. Fener yakaladığı sinerjiyi arttırdığı takdirde şampiyonluğu ligin sonuna kadar rahatça kovalayıp mutlu sona erişebilir. Gerçi bu hakemlerle lig biter mi tartışılır. Bu hafta  BJK ve Karabük'ün birer dün de Baros'un düşürülmesini es geçti. Hafta içi Zapata'nın Cenk'i indirmesini de pas geçmeyelim.

4 Şubat 2011 Cuma

Bu Yazan Cenk Tosun, Yönetime Koysun

İlk yarıyı seyrettim 2. yarı KV'yi seyrettim. Kewell ve Neill Asya Kupası'ndan gelmişler, 3 günde 1 maç yapmışlar, final oynamışlar, sen vire bismillah demeden sahaya sürüyorsun. Allah'tan profesyonel adamlar da ellerinden geldiklerince oynadılar. Onların dışında herkes kötüydü. Belki biraz Culio, Kazım, Stancu ama yine de alayı yalan. Bu arada Allah'tan Polat'a MHK 21 gün hak mahrumiyeti vermiş. Yoksa Arena'da karşılaşacağı tepkilerle yüzyüze kalmaktan kurtuldu. İsyan etmesin, dua etsin.

3 Şubat 2011 Perşembe

Neville Bıraktı

Dünya'nın gelmiş geçmiş en iyi sağ beklerinden ve Manchester'ın öz evlatlarından bayrak adam Gary Neville formasını astı.

Altidore'u ve Adu'yu Es Geçmeyelim

Miller ile beraber forvet hattını çok iyi bir şekilde kuvvetlendirler. Ligin en alternatifli forvet hatlarından birine sahip oldular. 'Keşke sezon başı yapılsaydı bu transferler' diyordur Bursa'lı taraftarlar. 

Bir CM/FM fenomeni ülkemizde. Freddy Adu'yu Bank Asya'da görmek oldukça güzel. TRT'de 1. Lig maçlarında Çaykur Rize maçlarına bir ayrıcalık tanıyacağım aşikar artık.