Galatasaray'ın Gelecek 5 Yılı ve Ülke Puanı

7 Aralık 2012 Cuma

Şuan 44. sıradayız. Ancak bu yıl bundan daha öteye gidebileceğimiz konusunda şüpheliyim. Bu nedenle esas iş bundan sonra başlıyor. Skip ve FR'nin ilk yılında kendimizi Trömsö nedeniyle kaybettiğimiz puanlardan tam kurtardık derken öncesinde Lviv faciası ve o yıl 8. olan takım ertesi sene Avrupa'ya gidemedi. Sonuçta kendimizi toparlamamız gereken 4 önemli sezon var önümüzde. Bu yıl bu çizgi benim için yeterli ancak 10/11 ve 11/12 sezonlarındaki alınamayan puanları toparlayabilme adına alınacak her beraberliğin dahi önemi çok büyük. Kaldı ki ben buna daha başlangıç olarak bakıyorum. Galatasaray'ın ligimizde hedefi ilk 2 takım olmalı muhakkak, Avrupa Ligi'de fena sayılmaz. Orada bu çizginin çok daha ötesine geçebiliriz. Sıralamaya geldiğimizde 44. sıradayız ve yakın vadede son 8 kalma şansımızı açıkçası oynadığımız futbola kıyasladığımda uzak ihtimal olarak görüyorum. Önümüzdeki 2 yıl kaybolacak olan 15.4 ve 11.52 puanın üstünde puan toplayarak öncesinde ilk 35'e, sonrasında ilk 25'e odaklanabiliriz. Yönetimin bu noktaya bakıp, Terim'in her zaman telafuz ettiği 'istikrar' kelimesine sadık kalması da çok büyük önem arz ediyor. Nasıl ki Wenger ve Ferguson her sene kupa kazanmamalarına rağmen takımlarının başındaysa, Terim'e de aynı tölerans ve sabrı göstermek bizim vazifemiz olmalı.


Biraz da ülke puanlarına bakalım ve Bursa'nın ilk maçta çok avantajlı olduğu ama elendiği Twente maçına ve Trabzon'un 210 dk. gol yemediği ancak gol de atamadığı Videoton'a elenmesine gerçekten üzülelim. Hatta Marsilya'nın bu eforunu gördükten sonra Eskişehir'e bile üzülebiliriz. Açıkçası Avrupa maceramızda Şubat'ı gördük ancak Mart'ı görür müyüz Allah kerim!

Burak Yılmaz, Aydın Yılmaz, Galatasaray Hiç Yılmaz

6 Aralık 2012 Perşembe

Öncelikle son 16 için teşekkürler Aslanlar. Aslında bu geri dönüş muhteşem oldu. Son 3 maçı kazandık. Son maçta geriden gelip aldık. Tamamen destansı...

Gelin biraz maça bakalım. İlk 11'de açıkçası Emre Çolak'ı görmek beni şaşırttı. Ambrabat'ın birebirde diri ve etkili olması özellikle Braga gibi kotra takımların ani çıkışlarında top kapıp daha büyük tehlikeler yaratabilir. Emre'nin önünde hala büyük bir gelişim alanı var. Fiziksel olarak bence hala yeterli düzeyde değil. Hamit ise nedendir bilinmez bir türlü sağlıklı randıman alamıyoruz. Top tutma konusunda takımın en iyilerinden ancak dün gece sıklıkla top kaptırdı. Şansını zorlama noktasında dayanabilir bu gidişle. Bence orta göbekte de denenmesi gerekir diye düşünüyorum. Son günlerin formda isimi Riera, dün takımı resmen 10 kişi oynattı. Braga'nın neredeyse tüm atakları onun çizgisiden geldi. Maçın kırılma anında Rizzoli düdüğü çalmadan topu eline alması nedeniyle kırmızı kart görmemesi oldu. Allah'tan hakem insafa geldi. 2. Yarı başlarken Terim klasını konuşturdu. 2 değişiklik hakkını birden kullanmak aslında risk yaratır ancak 4-4-2'den bir zamanlar Milan'ın Ancelotti döneminde uyguladığı 4-3-2-1'e (duruma göre 4-3-3 ve 4-5-1'de oynandı) dönülmesi bize orta alanda daha fazla topla oynama fırsatını yarattı. Rakip de biz ortaya ağırlık verince kanatlarda açık vermeye başladı. Bu hem Ambrabat'ın asistinde golü hem de Eboue'nin ayağının sektiği ve Burak'ın direkten dönen topundaki pozisyonlarla sonuca doğru gitmeye başladık. Burak'ın CR7'yi kovalamaya devam ettiği maçta grup aşamalarında 6 gole erişerek rekoru da eline geçirdi. İnşallah UEFA Yılın Takımı seçiminde kendisine oy verenlerle beraber yer alır.

Şimdi bizi daha zorlu bir torba bekliyor. Barça, BVB, B.Münih, PSG, Juve gibi bizi açıkçası dağıtabilecek rakiplerin yanı sıra S04 ve Malaga gibi kafa kafaya oynayabileceğimiz rakipler de var. Açıkçası Barça'yı isterim. Eleneceksek onlara elenelim yoksa S04 gönlümden geçen kura. Ancak devre arası transfer şart. Açıkçası Elmander'in sakatlık sonrası geçen yılın performansının çok uzağında olduğu gerçeğini göz ardı etmeyelim. Forvet arkasına kuvvetli bir transfer şart.

Burak Yılmaz Uefa Yılın Takımı Adayları Arasında

4 Aralık 2012 Salı

Listede bir Galatasasray'lının yer alması güzel olurdu. Benim listem yukarıdaki gibi.

Eski Günlerdeki Gibi

1 Aralık 2012 Cumartesi

Diyor Marca manşetinde. Maç TSİ 23:00'da NTVSpor'da. CR7 mi, Falcao mu; Arda mı yoksa Özil mi galip gelecek!..

Son Nokta

25 Kasım 2012 Pazar

Burak Eren demişti Melo için yanlış hatırlamıyorsam Mezarından Kalkan Adam diye. ManU maçındaki performansını sürdürülebilir kılması ne kadar vadeli olacaktı düşüncesi vardı aklımda. Dün Muslera'yı kaybettik ancak Melo ile yeni bir ruha bürünüyoruz. Kalbi ile oynayan adamlara güzel bir örnek. Şampiyonluk için kırılma anları olur, dün akşam böyle bir an yaşandı. Bu arada Muslera'nın yerine Ufuk'u seyredecez kalede. Umarım tecrübeli başka bir eldiven transferi ihtiyacı duymayız.

14 Yıllık Bu Çile, Bitsin Artık Bu Sene

21 Kasım 2012 Çarşamba

Son söyleyeceğimi baştan yazayım. Aslında gönlüm CL'de devam etmektense Avrupa Ligi'nde devam etmek. Gerçekten takım performansını yansıtırsa orada yenemeyeceğimiz takım yok. Ancak "duygusal" nedenlerden dolayı CL iyi bir vitrin. Terim gerçi Avrupa için ligi feda edeceğini maç sonunda dedi. Zaten lig bizim için Avrupa'ya gidebilme aracı. Amacımız Avrupa'da Türk olmayan takımları yenmek. Bu kulübün kuruluş nedenlerini iyi bilen ve misyon olarak yüklendiğini hissettiren kişiler başarıyı yakalayacak. Bu su götürmez bir gerçek.

Dün takım iyiydi. İlk defa orta 4'lünün muhteşem çalıştığı bir maç seyrettik. Forvette Elmander yerine Umut olsaydı ya da Umut golden sonra girseydi daha güzel kontralar yakalayabilirdik. Zira Elmander-Baytar değişikliği forvet verimliliğimizi negatif etkiledi. Kanattan gelen bindirme var ancak içeride adam yok. Bakınız Eboue'nin çizgiye inip altı pasa bıraktığı top. Umut'u ayrıca sağ kanata yakın Hamit'i biraz daha içeri sokup yine 4-5-1'e dönebilirdik. Galibiyet her zaman güzel. Hele ManU'yu ilk defa yenebilmek daha da güzel. Şimdi Bilbao'da zamanında yaşadığımız cenabetimsi talihsizliği yaşamazsak üst tur çok yakın. Ben ManU'nun Cluj'u sahasında rahat geçeceğine ayrıca inanıyorum ancak göbeğimizi her zaman kendimiz kesmeliyiz.

Burak Yılmaz, Galatasaray Da Öyle !

8 Kasım 2012 Perşembe

Aslında Elmander'in sakatlığı şansmıza mı nedir bilinmez, Umut-Burak duosu uyumları nedeniyle daha çok tercih sebebiydi mantığıma uygun olarak. Elmander kötü falan da değil bu arada. Sadece son yılların en kaliteli forvet hattı var elimizde hatta tüm Galatasaray tarihinin en iyi 3 forvet hattına sayabiliriz şu anki forvet hattını. Hamit'in 2 asisti ona da ilaç gibi olmuştur. Varlığını hissettirdiği 2-3 maçtan biri oldu. Bundan sonra daha fazla hissetmemiz gerekecek. Yekta ise Melo'nun yokluğunda sadece sırıtmıyor. Yoksa Melo ile bir tutamayız. Zira bu bölgeye yada Hamit'i göbeğe çekebilme opsiyonu ile mümkünse yerli bir sağ kanata ihtiyaç olabilir şayet Baytar futbolu unutmadıysa.

Artık ManU maçının önemi arttı. Gerçek bir futbol şovu yapmalıyız. Tıpkı 1999 yılının Kasım ayında Milan'a yaptığımız gibi...

Türk Mal Milli Takımı

17 Ekim 2012 Çarşamba

Volkan'ın 2 maçtaki 2 hatası sağolsun bizi farklı noktalara taşıdı. Böylelikle 2014'te Dünya Kupası yerine Copacabana plajında malı yaymaya gideriz.

Çilek Krizi

3 Ekim 2012 Çarşamba

 
Eğer Avrupa'yı tekrar fethetmek istiyorsan, bol bol çilek yemelisin...

Balyoz

2 Ekim 2012 Salı

Biri darbe yaptı da bizim mi haberimiz olmadı ya da ben farklı bir gezegendeki Türkiye'de mi yaşıyorum! Bir kağıt parçasına dayandırılan ve düzmece gömülerle ortaya çıkarılan silahlar! Vatan kurtaranlar içeride, terör artmış ve irtica başlamış durumdadır. Ha unutmadan inkilap derslerini okullardan kaldırıyorlarmış. Daha ne olabilirdi ki!...

Pazartesi Şarkıarı ( AC/DC - T.N.T )

1 Ekim 2012 Pazartesi


Rahmetli Yaman Afacan'ın ruhuna gelsin. O çok severdi bu herifleri...

Kaptı Kaçtı

30 Eylül 2012 Pazar

Dün Barça; Pique, Puyol ve Iniesta'dan yoksun çıkmıştı Sanchez Pizjuan'a. İlk yarı yediklere gole kadar iyilerdi. 2. yarıda 2-0'dan sonra hareketlendiler ancak ezberlenmiş pas trafiği ve herşeyden önemlisi Medel'in nasıl beceriyorsa artık kendini attırması oyunu farklılaştırdı. Medel arıza zihniyetli bir adamdır. Daha önce Super Clasico'da da aynı haltı yemişti. Gerçi o gün maçın olumlu anlamda da adamı olmasaydı şuan La Liga'da top oynayamazdı. Barça takır takır pas yaparken Navas'e kimse ayak uyduramadı. Barça gol sinyallerini Palop'un 90'dan çıkardığı Messi frikiği ile verdi. Sonrasında 2 frikikte ise baraja takılınca Xavi, David Villa oyuna alındı ve kısa pas trafiği ile gelen gollerle El Clasico öncesi şuan puan farkı Real ile 11 puan. Bu akşam evinde Deportivo'yu yenerlerse fark 8 puan olacak fark. Haftaya El Clasico var. Mourinho'ya kaybederse, gelecek sezonun planlarını geniş geniş yapabileceği bir sezon olacak önünde.

Stark United : 1 - Cimbom : 0

20 Eylül 2012 Perşembe

Hakeme ne desem az ilk dakikadaki penaltıdan son dakikada Burak'ı perdelemesine varana kadar insanı çileden çıkarttı. 3 Top direkten dönmüş, 2 net penaltı ve tam Selçuk'luk bir yerden frikik pozisyonunun verilmemesi. Burak ve Emre'nin ardarda kaçırdıkları cabası. Hamit'e sadece Muslera, Dany ve Semih ayak uydurunca Melo ve özellikle Selçuk vasatı aşamayınca, orta sahadaki basit top kayıpları ve ManU'nun orta alanı hızlı geçmesi ile kazanabileceğimiz ve yönetebileceğimiz maçı kaybettik. Aslında 'şerefli mağlubiyet' terimine uygun bir maç oldu diyebiliriz kısaca. Maçta en çok güldüğümüz an, spikerin paslaşma anında 'Dany'den Balta'ya' diyince 'adaşıma gerçek adıyla hitap edildi' şeklinde gülüşmeler oldu barda. Oynan top gelecek için güzel hatta harika. Böyle bir futbol ile kaybetmek ise can acıtıyor. Taraftar muhteşemdi.

Foto : Fotomaç

R.I.Ps

6 Eylül 2012 Perşembe

 
Birer gün arayla kalp krizinden ölen 2 genç ölüm. Michael Clarke Duncan 4 Eylül'de 54 yaşında, Ediz Bahtiyaroğlu ise 5 Eylül'de 26 yaşında hayatının baharında kalp krizine yenik düştüler. Toprakları bol olsun... 

Cris Tercihi

4 Eylül 2012 Salı

Ujfa'nın uzun süreli sakatlığı 'çilek'ten mahrum bıraksa da bizi Cris transferi ne kadar gerekliydi sorusunu akla getiriyor. Ligin ilk 3 haftasında yenen 6 gol illa ki bu sakatlığın da etkisi ile beraber transfer ibresini 'çilek'ten defansa yöneltti. Peki Dany ve Semih'e alternatif Gökhan'a ek olarak Ceyhun, hatta A2 takımından Sinan Osmanoğlu ile defans rotasyonu sağlanabilirdi. Ayrıca Hakan Balta'yı dahi Çağlar ile rotasyona sokup stoper opsiyonu kullanılabilirdi. Bununla beraber solbek alternatifini yine A2'den Mert Çetin & Barış Gök ikilisinden hangisi iyiyse bu şekilde de değerlendirilmesi alt yapıyı daha da ön plana çıkarabilirdi. Cris'in yerine Lucio gelmiş olsa inanın çok daha güzel bir rotasyon olurdu özellikle CL için. Bu arada unutmadan; hoşçakal Necati. Güzel gollerini her daim hatırlayacağız.

Güzel Grup

30 Ağustos 2012 Perşembe

Herşeyden önce sabahki postta yazdığım gibi bahtsız bedevi olmaktan Allah'tan yırtık da BVB yerine Cluj'u çektik. CL kurasında 3. torbanın da avantajı ve kağıt üstünde kolay görünen rakiplerin gelmesi güzel olmuş ancak maç her zaman sahaa kazanılıyor. Nasıl ManU'yu geçmişte takımlarımız deplasmanda yendiyse, nasıl Cluj deplasmanda Roma'yı yendiyse herşeye göz önüne alarak bakmalıyız. Keşke son maçı ManU ile oynasaydık. Belki unlarını elemiş olup İdmanchester ile sahaya çıkarlardı. Braga ile son maçı deplasmanda oynamak geçmişteki Bilbao deplasmanındaki gibi kötü bir süprizde çıkabilir karşımıza. En kötü UEFA'dan devam ederiz diye düşünüyorum. Zaten grupta ManU dışındaki tüm takımlar 2.lik için oynayacak o yüzden en iyi ihtimal 2.lik. 5 yıl aradan sonra güzel günler görebileceğimiz bir kadromuz var. CL'de ölüm grubu ise Grup D-eath. Yine sabah tahmine paralel sadece 3. torbadan Ajax'ın geldiği Real - City - BVB 4'lüsü keyifli maçlar seyrettirecek bize. Kağıt üstünde en kolay diyebileceğimiz grup ise Kiev - Zagreb - PSG - Porto 4'lüsünün yer aldığı A grubu. Yılın oyuncusu ödülünde ise, Iniesta'nın, M10 - CR7 çekişmesinden sıyrılıp ödülü alması olmuştu. Açıkçası ben CR7 alır diye düşünmüştüm bu yıl ancak Arupa Şampiyonluğu'nun getirisi ile ödülü kazandı.

CL'ye Doğru


Yine, yeni, yeniden CL... Uzun zaman oldu ASY'de bu müziği duymayalı. En son Gerets zamanında katılmıştık ve Skibbe döneminde Steau faciası nedeniyle uzak kalmıştık. Dün gece Fener'den gelen 10 Milyon € ile beraber pastanın üstüne 'çilek'in konabilme ihtimali daha da arttı. Kaka ismi gerçekten heyecan verici. Kaka ya işte... Gerçekten psikolojik bir üstünlük sağlar rakiplere, doğal liderlik yapar vb. Gelelim grup beklentisine : Milan/Porto - Valencia/Braga - Galatasaray - Nordsjælland güzel olur. Bu yılın şayet olursa ölüm grubu tahmini : Barça/Real - Man. City - Juve/PSG - BVB olur. Zaten 4. torbadan BVB'yi seçen takım bahtsız bedevidir. Kura çekimi akşam 18:45'te NTV Spor'da.

Apple Çıldırmış Olmalı

26 Ağustos 2012 Pazar


Oldu olacak ışın kılıcı ile zaman makinası da koyun telefonun içine daha da telefon almam o zaman!..

Her Efsanenin Ardından Yapayalnızız Kapalıda

24 Ağustos 2012 Cuma


Rahat uyu Metin Abi...

Süper Galatasaray

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Fener'i aynı yılda 3 farklı kulvarda geride bırakıp dünkü kupayı kaldırmak ayrı bir devrimdi son 10 yılın geneline bakarsak. 16. Şampiyonluğumuzda ilahi güçlerin de etkisi ile kazanılmış güzel bir şampiyonluk vardı ancak bu sefer artık güçlerde dengelenmeye başladı. Ligi forse eddecek 2 takımn mücadelesi olacak önümüzdeki 2-3 yıl. Dün akşama bakarsak. ilk yarı normal şartlarda 4-0 falan olmalıydı. Ancak bizim tarafta biraz beceriksizlik ve şanşsızlık ve Fener tarafında her zamanki gibi kıça-başa çarparak giren bir taksitle atılmış bir gol ile devre beraberlikle bitti. Bu arada yılın transferini Fener Kuyt ile yaptı. İnanın Elmander ile Kuyt'un dün akşam yerini değiştirsek skor yukarıda belirttiğim gibi 4-0 olabilirdi. İnanılmaz bir fizik gücü var. Ancak Alex ve Kuyt'a yardım gelmeyince ve bence özellikle Volkan'da sakatlanınca ibre olduğu gibi bize döndü. Fener, Bekir, Selçuk Şahin gibi adamları topçu diye kadrosunda barındırdıkça bir adım dahi ileri gidemez. Bu çok açık ve net. 2. yarıda ise yine aynı hücum pres ile başladık. Selçuk yine Fiorentina maçındaki gibi dikine bir top ile Umut'u kaleci ile başbaşa bıraktı. Aslında Umut ve Burak gibi 2 atlet forvetin olması çok iyi bizim adımıza. Aynı Hakan-Arif duosu gibi. Elmander sıklıkla yedek kalabilir bu nedenle. Fener'in 2. golünde bence bir sorun yok. Baroni falan deniliyor yalan hepsi. Ancak yine taksitle atılan bir gol daha. Golün sonrası itirazlar Baytar atılır. Ben Terim olsam Baytar'ı 25. dkda oyundan almıştım bu arada. İnanılmaz arıza bir adam. Hakemi resmen 2-3 metre yakasından sürükledi. eksik kalınca dahi takım bozulmadı. Fener hemen Krasic'i aldı. Bizde ise Ambrabat oyuna girdi. Amrabat atkili olacak birisi. 2-3 güzel hareketi/pozisyonu vardı. Ortayı o ana kadar vasat Hamit ve oyunun kahramanı Selçuk harika top yapmaya başladı. İleri dikine ve uzun oynayınca Baroni,Topal ve Topuz gölge adam konumuna düştüler. Zaten kısıtlı olan yetenekleri nedeniyle Hamit ve Selçuk'u zorlayamadılar bile. 89'da Caner rezil oyununu penaltı ile süsledi. Çizgi hakeminin etkisi görmek güzel oldu yoksa Atletico Madrid maçından şüphelerimiz  var çizgi hakemin görev tanım hakkında. Maçın tamamında iyiydik. Lige hazır gibiyiz. 2-3 maça tam kadro ile hazı oluruz diye tahmin ediyorum. Melo-Hamit-Selçuk-Ambrabat orta sahası harika işler yapacak gibi görünüyor. Rotasyon olanağı da harika. Ligin en alternatifli kadrosuna sahibiz. Aksilik olmazsa bu yıl da şampiyon oluruz. Ve yıllar sonra unutmaya başladığımız CL müziğini stadımızda dinleyeceğiz.