Borek Dockal

14 Mart 2013 Perşembe

Çek oyuncu Dockal, 2011 yılında bir dönem Konyaspor'da da kiralık olarak oynamıştı. Bu yıl özellikle Avrupa Ligi'nde Rosenborg formasıyla gösterdiği performans ile göz alıyor. Norveç Ligi'nde 34 maçta 16 gol 8 asist, Avrupa Ligi'nde ise elemeler dahil, 13 maçta 7 gol 5 asist ile özellikle oynadığı sağ kanat pozisyonu için oldukça üstün bir efor gösteriyor. Özellikle duran toplardaki becerisi ve hem sağ hem de sol ayakla uzaktan gol atabilme yetenekleriyle gözlem altına alınmaya hakediyor. Daha öncesinde bu pozisyon için önerdiğim Sebastian Larsson ile benzer özellikleri var. Maliyetinin ucuz olması ise cabası.

Elini Kalbime Koydun, Yüreğimi Söküp Aldın

13 Mart 2013 Çarşamba

Çeyrek finaldeyiz, ötesi yok işte. Hamit'in değeri o direkten dönen toplar içeri girdiğinde anlaşılacak diye çoğu kez söylemiştim. Öyle de oldu. Drogba gerçekten lazımmış. Defansı kesinlikle ileri çıkarmadı ve sürekli faul kazandı. Selçuk İnan artık Metin Oktay, Hakan Şükür, Gündüz Kılıç, Hagi eforu gösteriyor. Özellikle solda mükemmel bir efor gösterdi. Yeri geldi merkezden top aldı. Burak gerçekten Avrupa'nın sayılı forvetlerinden birisi. Melo bu sezon en iyi topunu oynadı. Sade, verimli ancak gösterişsiz ve rakiple gereksiz münakaşadan uzak. her şeyden ötesi ise Muslera candır, canandır bu gönüllerde. Artık rakip seçme şansımız yok. Madrid'te gelse, Barça'da gelse siz yürüyün Aslanlar. Düşseniz bile elimizi her zaman size uzatıp ayağa kaldıracaz sizleri. Yeter ki eliniz yüreğinizde, damarlarınızda Galatasaray aşkıyla oynayın.

Erman Kılıç

28 Şubat 2013 Perşembe

Erman Kılıç sezon başı gibi basından takip ettiğimiz kadarıyla gündemimize gelmişti. Aslında ligin gol ve asist anlamında en etkili yerli oyuncu performanslarından birine imza attığını kimse reddedemez. Özellikle sezon sonu kontratının da dolacak olmasıyla sol kanat ve sol iç için oldukça iyi bir alternatif olacaktır. Özellikle Ambrabat'ın maliyet-efor karşılaştırması yapıldığında yetersiz kalması nedeniyle bu bölge için en ideal yerli alternatif Erman olacaktır. Bu sezon hala hazırda 4 gol 8 asist üreterek ligin göze çarpan isimlerinden. 29 yaşında olmasıyla en az 2-3 yıl yararlanabiliriz. Özellikle etkili asistleri ve uzaktan attığı isabetli şutlarla rakip kalede ciddi tehlikeler yaratan bir isim.

Pazartesi Şarkıları (Mychael & Jeff Danna - The Blood of Cuchulainn)

25 Şubat 2013 Pazartesi


We do not ask for your poor, or your hungry.
We do not want your tired and sick.
It is your corrupt we claim.
It is your evil that will be sought by us.
With every breath we shall hunt them down.
Each day, we will spill their blood till it rains down from the skies. Do not kill, do not rape, do not steal, these are principles that every man of every faith can embrace.

FIFA World Cup Winners


Üçgensizlik

21 Şubat 2013 Perşembe

Demek ki CL ile Bundesliga aynı ölçüyü yansıtmıyormuş. Basına Terim'in tepkisi artık daha anlaşılır şekilde ortaya çıktı. Maçın ilk 10 dksında maçın bizim değil de S04'ün istediği şekilde ilerleyeceği çok açık şekilde görüldü. Burak'ın estetik golü sonrasında defansa çabucak yaslanmak ve orta alanda hiçbir şekilde üçgen kuramayıp topu çevirememek pas hatalarını ve basit top kaybı yapmamızı sürekli tetikledi. Bu kadar kaliteli ve teknik hücumcuların varken topu rakip alanda çevirerek tutabilmek varken topu her ayağına alan pas verecek adamların sürekli markajda olması nedeniyle çoğunlukla top kaybetti. Garibim Selçuk her seferinde bir tane adam ararken semazen gibi etrafında dönmek durumunda kaldı. Selçuk'un günahı bu takımda oynamaksa sezon sonu onun değerini çok daha iyi bilecek bir kulüp çıkar parayı basar alır en değerli adamını. Belki Hamit'in topu 4. kez direk yerine ağlara gitse maçı çok daha rahatlıkla koparabilirdik. Ancak basit gol yeme alışkanlığımız devam ediyor. Hücum bölgesinde hareketli 2-3 adamı olan ve takım savunmasını başarılı şekilde oynayan takımlara karşı hep sıkıntı yaşıyoruz. Dün ayrıca klasik 4-4-2 oynarken Sneijder'in sol kanat oynamayacağını çok açık şekilde gördük. 2. yarı Amrabat'ın oyuna girmesiyle rakip sağ kanadı daha efektif kullanan biz olduk. Sonuçta maçı 2-3 farkla alabilecekken 2-3 farkla da kaybededebilirdik. Beraberlik Terim'in felsefesindeki yenemiyorsan yenilme sözüyle bağdaşıyor. Almanya'da böyle oynarsak acı bir şekilde tura veda edip tekrar lige odaklanacağız.

Drogba Ve Yabancı Kontenjanı Sorunu

13 Şubat 2013 Çarşamba

Sezon başı gelseydi çok daha nokta atışı olurdu bence. Ancak verdiği 'söz'ü tutmak için Çin'i tercih etmişti. Sistemsel değişimi Sneijder'le gerçekleştirdikten sonra Şampiyonlar Ligi için gerekli ruhu da bünyeye kattık. Çilek'ten sonra çikolata krema güzel olacak. Drogba sistemsel bir değişimi kesinlikle tetiklemeyecektir. Bence yukarıdaki formatta oynayacaz. En makul olanı da bu zaten. yabanco kontenjanı nedeniyle Hakan-Riera yada Melo-Yekta değişimi rotasyonda sıklıkla görülecek. Tek forvet oynasak da bu böyle olacak görünüyor.

CL ve SL için mevcut kadro bu yılki hedefleri gerçekleştirecek düzeyde. Drogba, ister tek, ister çift forvet olsun rahatlıkla iş yapar. Hatta sırtı dönükken Sneijder'e asist bile sıklıkla yapacaktır. eğer Hakan solbek oynayacaksa Eboue/Sabri'nin ileri çıkışlarında Hakan'ın ters kademeye girmesiyle 3-3-3-1 formasyonuna da dönebiliriz. Rijkaard döneminde bunu sıklıkla uyguluyorduk hatırlarsanız.

Özellikle Burak'ın çift ayağını kullanabilmesi nedeniyle formasyon değişikliklerinde efektif olarak solda da değerlendirilebilir. Bu şekilde bir anda orta alanda 2 adamın daha orta alanda pas yaparak topu ileri taşımaya çalışan takımlara etkili presin yanı sıra, top kapma durumunda ileride daha hızlı ve fazla kişiyle bir anda çoğalmamız pozisyon bulmamızı da kolaylaştıracaktır. Geçen hafta yazdığımız yazıda belirttiğim üzere pastanın tam oturmamış olan pansipanyasının defosunu, pozisyon üstünlüğü ve rakibin olgunlaşmamış ataklarının ileride topa ve boş rakiplere basarak kapatabiliriz. Yine farklı bir format ise Eboue/Sabri beke, Hamit'te sağ kanada dönünce 4-3-2-1 formatıyla da oynayabiliriz. Ancak en büyük sıkıntı; ne Drogba ne de Sniejder. Tek sıkıntı lig maçlarındaki yabancı kontenjanı. İlerleyen haftalarda sıklıkla yerli solaklar hakkında öneriler olacak blogta. Zira Riera bu kadar formdayken, Hakan bu kadroda yedekten öteye geçemez.

Kurtarıcı Varane

31 Ocak 2013 Perşembe

Başlık, alt başlığın Türkçesi. Gerçketen takımını ipten alan adam oldu Varane. Xavi'nin topu boş kaleye yuvarladığı anda topu çizgiden çıkardı ilk yarıda ve 2. yarıda gölü atan kişi oldu. 72'de Pedro'nun kaçan golü maçı koparabilecekken Real hep bir ümidin peşinden koştu. Açıkçası maç Barça'nın hakkıydı. Real eksikti o ayrı. Ancak Pique'nin 2 pozisyonda Ronaldo'yu kesmesi mağlubiyeti de önledi. Bakalım Nou Camp'ta dün akşamki kadar keyifli bir maç olacak mı?

Konstantin Rausch

30 Ocak 2013 Çarşamba

Suttner'e oranla sol bek için daha iyi bir adayı da değerlendirelim. Rausch Rusya doğumlu Alman oyuncu henüz 22 yaşında ve sezon sonu alt yapısından beri beri forma giydiği Hannover 96 ile sözleşmesi bu Haziran'da bitecek. Özellikle bu yıl oynadığı 29 maçta 1 gol ve 9 asist üretmesiyle oldukça başarılı bir sezon geçiriyor. Hızı ve çevikliği ile rakip alanda yaptığı driplinglerle ciddi sorunlar yaratabiliyor. İzlenip değerlendirmeye alınması gereken bir yetenek.

Simon Rolfes

29 Ocak 2013 Salı

Sol ayaklı iç orta saha ihtiyacından bahsetmiştik. Sezon sonu sözleşmesi dolacak olan Simon Rolfes bu yönde oldukça faydalı olabilir. Bilindiği üzere ön libero ve orta saha oynamakta ancak sol ayaklı olması nedeniyle kanat dahi oynadığı maçları vardır BLV forması altında. Özellikle Barnetta'nın gidişi sonrası bu yıl sol kanatta oldukça fazla oynamışlığı var. 1,91'lik dev ön liberoyu kadromuza katmak son dönemdeki popüleritemizi düşünürsek çok da zor olmayacaktır.

Sneijder

Rolfes - Selçuk - Hamit

Yukarıdaki orta saha bize Emre - Suat - Okan 3'lüsünü hatırlatmıyor değil hani.

Elveda Melo

28 Ocak 2013 Pazartesi

Bir önceki postta Melo'nun yerine transfer yapılmasını yazının henüz 2. cümlemde belirtmiştim. Maçtan öte Melo'nun kronikleşmeye başlayan davranış problemine cidden dedike bir terapi gerekiyor. Hazır Florya'ya da yakınken Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne götürüp göstermekte fayda olur. Maçta tükürüp tükürmediğini ekrandan net göremiyoruz. Tu Portekizce sen anlamına geliyormuş. Yersen. Açıkçası ilk geldiğinde de kiralık olmasının avantajının altını çizmiştim. Melo'nun seneye takımda olmayacağı aşikar. Yekta geçen yıla oranla güzel bir gelişme gösterdi ancak yeterli değil. Essien'i Real satın almazsa Chelsea'den kiralamak en mantıklı seçenek olacaktır. Özellikle bugün Drogba ile görüşmelerin başladığı haberleri ile beraber Essien'in bu bölgeye alınabilinmesi hiç de zor olmaz. Önümüzdeki postlarda zaten bu bölge ve solbek için alternatif önerilerim olacak.

Maça gelecek olursak. İnternetten kesik kesik de olsa seyretmeye çalıştım ya da GSTV'den dinledim maçı. Almeida'nın olmaması ve Fernandes'in sakatlıktan çıkmış olmasıyla beraber maç eksiğinin göze çarpması zaten ibreyi bize ister istemez çeviriyor. Ben Aybaba'nın yerinde olsam en büyük kumarı oynar normal kadroyu bozmadan Almeida'nın yerine Dentinho ile başlardım. 4-6-0 yada 4-5-1 gibi bir versiyonla Dentinho'yu Fernandes, Holosko ve Olcay'a yüzü dönük oynatıp onlara koşu alanları açtırırdım. Ancak 2 gün önce gelmiş ve takım arkadaşalarının geçtim özelliklerini isimlerini bile bilmeyen birisinden bu faydayı ne kadar sağlayabilirdik orası ayrı.

Bizim tarafta ise; Burak'ın olmaması dışında beni şaşırtan bir kadro yoktu. Ancak Elmander ve Umut'la ileride basıp rakibi bozma planı aslında işe yaradı. Hele gol de erken gelince maçı çevirdik. Hilbert'in beceriksizce harcadığı pozisyon dışında kalemizde pozisyon dahi görmedik. Selçuk'un derbilerdeki liderliğini sahaya yansıtması ve kullandığı her duran topta tehlike yaratması Riera'nın kafasıyla sonuca yansıdı. 2. yarıda klasik Sivok golüyle fark 1'e indi. Büyük takımların bu gibi klasik gol organizasyonları vardır. Önemli olan bunları çözebilmek. Bunu çözersek ligde daha rahat yürürüz. Sniejder'in girişinden 5 dk.sonra Melo atılınca kendisini çok net göremedik ancak daha uygun pozisyonda olduğu halde Riera ve Sabri kendisine pas vermiş olsa gerçekten o da taraftarı selamlayacak güzel bir gol ya da asist üretebilirdi. Bu arada biraz da Hamit'ten konuşalım. Bence kendisi çok iyi bir şutör ancak Real'de yedek kaldığı sürede bu becerisi körelmiş. Gerekiyorsa ayrı bir şut idmanı yapması çok faydalı olacaktır. Gerçeten 1 gol atsa kendisine gelecek ve şuana kadar olduğundan çok daha büyük fayda sağlayacak takıma.

Ligde şuan 5 puan farkla lideriz. Ancak Melo'nun yeri mevcut kadro içinden doldurulmalı. Sneijder geldiyse bu görevi Selçuk İnan çok başarılı bir şekilde geçici olarak üstlenebilir.

Galatasaray'da Transfer Bitmez Sendromu ve Hoşgeldin Sneijder

26 Ocak 2013 Cumartesi

Pastanın çileği de eklendi ancak hala pandispanyanın doğru oturduğunu ve pastanın görünümünü bozduğunu ifade edebiliriz. Artık sezon sonu Melo'nun akıbetiyle box-to-box oynayabilecek defansif özellikleri baskın bir orta saha lazım. Mümkünse Emre Belözoğlu gibi sol iç oynayan birisi daha kalıcı bir çözüm sağlar. Devşirme Riera ve Hakan'ın yerine gerçekten ideal bir solbek şart. Bununla Riera'nın fayda-maliyetine bakarak gönderilmesi kadar doğal bir süreç olamaz. Stoper'e ise kesinlikle yerli şart. Serdar Taşçı ve Ömer Toprak toplamda 15.000.000 €'ya alınabilinse bile anca kapatır buradaki ihtiyacı. Özellikle Muslera'nın geleceğini İngiltere ve İspanya'da olacağını düşünmek pek hayalcilik olmaz. Bu nedenle Sinan Bolat sözleşmesinin de Haziran'da biteceği düşünülerek şimdiden transfer edilirse çok makul bir transfer olur.

Gelelim devre arasına, Sneijder nihayet imzayı atabildi. Ancak sadece forvet arkası ya da merkez orta saha da yapabilme gibi dar bir alanda sıkışmış pozisyon opsiyonları nedeniyle yukarıda da belirttiğin sol iç oyuncuya ihtiyaç var. Keşke Nuri Real'den kiralanabilinseydi muazzam olurdu ancak olacak gibi de değildi açıkçası. Burada transfer ile çözümlenemeyecekse Emre Çolak'ı buraya bir şekilde adapte edebilmeye çalışmalıyız. Sözleşmesi bitecek olan Erman Kılıç'ta bu bölgeye düşünülebilir. Neden ama? Sniejder'in dar pozisyon opsiyonları bizi ya baklavavari 4-3-3 oynatacak ya da Umut'un yerine Ambrabat tercihi ile 4-2-3-1'e dönebiliriz ancak bu dönüşümde 1 yabancının dışarı çıkıp 1 yerlinin onun yerine dahil olması gerekiyor. En makul çözüm Riera - Hakan değişimi gibi duruyor. Yabancı sayısı düşecek ancak yabancı sayımızın BJK ve Trabzon kadar yükselmiş olması yerli rotasyonunu da maalesef daraltıyor. Bu nedenle yazın bolca defansa ve ortaya yerli transferi göreceğiz. Zira kadroda oynamayan Baros dahil 10 yabancı var. Baros,Ulfa ve kiralık Melo Haziran'da sözleşmeleri bitince, 7'ye düşecek bu rakam. TFF'nin kademeli olarak kadrodaki yabancı sayısını önümüzdeki yıl 6'ya, sonraki yılla beraber 5'e düşeceğinden planların da buna göre yapılması şart.

Gelelim Sneijder'e; gerçekten bu kadar elit bir oyuncuyu kadromuza kattığımız için mutluyum. Özellikle uzaktan şutlarıyla ve asistleriyle muhakkak büyük bir katkı sağlayacaktır. Bir üst paragrafta de bahsettiğim gibi sistem bu nedenle değişkenlik gösterecek ancak Sneijder ortada ofansa yönelik de oynayabileceğinden yine 4-4-2 sistemini de oynayabiliriz. Buraya o yüzden çok takılmıyorum. Bence Sneijder umulandan daha çabuk form tutacaktır. Hatta BJK maçında ise muhakkak 2. devre sonradan oyuna alınacağını ve özellikle skora etki edeceğine inanıyorum. Bu sezon çeşitli turnuvalarda 10 kez formasını giydiği Inter'de bile 2 gol 5 asist performansı ile oynayan birinin Süper Lig gibi daha alt bir lig'de daha da üst düzey performans sergilemesi içten bile değil. İlerleyen yıllarda Hagi'nin yerini alabilmek için onun bize yaşattığı duyguları yaşatması gerekli.

Markus Suttner

Bir sol bekten hücum organizasyonlarında ne beklenir? Hızlı bindirmelerle rakip kanadı kendi kanatçısıyla beraber bastırması ve hücum bölgelerine geldiğinde mümkünse asist yapabilmesi şeklinde basitçe bir tanım yapabiliriz. Yeri geldiğinde fotoğraftaki gibi kanını akıtacak kadar fedakar, yeri geldiğinde tüm tribünlere eline aldığı mikrofonla 'reis'lik yapabilecek lider özelliklere sahip. 5,5 yıldır Austria Wien takımının formasını ıslatıyor. 25 yaşındaki metal ve punk müzik tutkunu solbek, özellikle bu yıl sezonun yarısına gelinmiş olmasına rağmen Wien formasıyla 22 maçta attığı 2 gol ve ürettiği 8 asist ile kariyer sezonunu yaşadığını ifade edebiliriz. Gerektiğinde her 2 ayağını kullandığını da görebilirsiniz. İlla bir sol bek olacaksa bu kişi taraftarın da gerçekten sevebileceği Suttner olmalı.

Fernando Llorente

8 Ocak 2013 Salı

Olmaz ama olurda geleceği tutarsa, sözleşmesi Haziran'da bitiyor. Ampa çilek olsa, tadından da yenmez ha... Lakabı El Rey León yani Aslan Kral. Düşünsenize, onun Arena'da attığı her golde hep bir ağızdan lakabıyla cehennem inlesin! Çok güzel olur, değil mi?!

Pazartesi Şarkıları (Taylor Swift feat. The Civil Wars - Safe & Sound)

31 Aralık 2012 Pazartesi


Hunger Games soundtrack

Pazartesi Şarkıları (Therapy? - A Moment Of Clarity)

24 Aralık 2012 Pazartesi


Ne şarkı ama...

Çeyrek Final'e Doğru

20 Aralık 2012 Perşembe

Fener maçı sonrası S04'ün gelmesinin özellikle seyirci vb. faktörleri işin içine alarak olumlu olabileceğini yazmıştık. Kaldı ki, S04 içinde en makul kura Celtic ya da bizdik. Nasıl ki bizim için Barça, BVB gibi takımların çıkma riski varsa, onlar adına da R.Madrid, Milan gibi ciddi risk taşıyacak takımlar vardı.

Gelelim kuranın yorumuna, S04'ün geçen hafta evinde Freiburg'a 3-1 yenildiği maçın iyi irdelenmesi lazım. Transfermark değerlerine bakarsak S04 bizden daha pahalı takım. Ancak paha sahade oynanan futbola göre değişir. Eleyebiliriz ancak 180 dk. disiplinden kopmamalıyız. Tek yol bu. Bununla beraber S04 bizden daha genç bir takım. Ayrıca daha uzun oyuncuları var. mümkün olduğunca yerden hızlı ve araya top atarak gol aramak ya da kanatlardan bel hizasında kesilecek isabetli ortalarla sonuca gidebiliriz. dikkat etmemiz gereken en önemli şeylerden biri rakibin devasa defans oyuncularının ileri çıkıp attıkları kafa golleri. Özellikle dikkat etmemiz gereken isimler Huntelaar, daha önce blogta önerdiğimiz Holtby, Farfan ve Hövedes.  

Diğer eşleşmelere bakarsak; Milan-Barça, Bayern-Arsenal ve Real-ManU eşleşmeleri sert olmuş gerçekten. Belki bu turu geçeriz ancak çeyrek finalden ötesi için disiplin kavramının yanına yetenek kavramını da taşıması lazım takımın. Bakalım devre arasında takımda taşlar nasıl oynayacak.

Yakar Top

17 Aralık 2012 Pazartesi

Duran 2 toptan galibiyet güzel. Ancak iyi oynamadık. Hatta 1-0'dan sonra geri yaslanmamalıyız ifadesini GSCimbom forumunda da yazmıştım ancak maç 1-2'ye dönseydi Selçuk'un frikiği de kar etmeyebilirdi.


Frikik de frikik hani, Selçuk resmen fotoğraf çekti. Burak Eren face'de sormuş "Frikikten ters köşe yapmak ne demek?" diye. Onu bunu bilmem, Burak Eren'de hatırlar belki blogları açmadan evvel GSCimbom'da tartışırken yazmışlığım var Selçuk'un daha Manisa'dayken alınmasını. Neyseki artık bizde. Yoksa inanın 10 numara namına kimi getirirseniz yine orta alanda hep birşeyler eksik olur. Gerrard, Xavi gibi box-to-box oyanayan ve iyi frikik atan adam candır.

Selçuk'un öneminden Hamit'in cenabetimsi şanssızlığına gelelim. Hamit'in abartısız sezon başından beri en az 4-5 topu direkte patladı. Yarısı girse aslında onun için de önemli bir motivasyon olur. O zaman herkes Hamit'in takımdaki ağırlığını hisseder. Ancak olmayınca olmuyor. Fakat büyük adam ki büyük maçlarda çok ayrı oynuyor. 4 gün öce Kupa maçında gerçekten kötü bir efor göstermişti. İnşallah ligin 2. yarısında ya da CL'de inşallah atar. Riera ve Ambrabat Kuyt-Gökhan karşısında iyiydi. Gökhan çok fazla çıkamadı bu nedenle Kuyt ileride yalnızdı. Ancak başta da yazdığım gibi iyi değildik. Bu halimizle Malaga falan gelirse cidden orda burda kevgira döneriz. Bu işin şakası yok. S04'ün gelmesi her anlamda iyi olur. Seyirci vb. faktörler işin içine girecek zira. Kaldıki onlar da geçen gün evlerinde Frieburg'a 3-1 yenildiler. Dün en güzel şey neydi peki elbette kareografiydi. Geçen yıla vurgu oldukça ironikti. Taraftar güzeldi. Herkes bundan sonra ceza almamız için büyük uğraş ve tahrike girebilir. Kimse bu oyuna gelmiyor, sahaya girmiyor. Aksine oyuncular tribüne koşuyor. Zaten tribüne koşan oyuncu candır.

Kısıtlanmamış Öfke

10 Aralık 2012 Pazartesi

Messi dün gece 'Bombacı' Müller'in rekorunu kırdı. İlerleyen yıllarda kendi rekorunu da geliştirir inşallah. Falcao ise El Turco'yu tek başına paramparça etti ve CR7'yi gol krallığında geride bıraktı. Umarım devre arasında bir yere gitmez yoksa Atletico sıradan takım kimliğine geri döner.

Salvatore Bocchetti

9 Aralık 2012 Pazar

Bocchetti, Palacio'lu Genoa kadrosunun genç transferlerindendi ve gösterdiği başarı onu Rubin Kazan'a taşıdı. Bu yıl 18 maçta 1609 dk forma giydi ve 3 gol 1 asistle performansını süsledi. Ancak 1 kırmızı ve 1 sarı kart gördü. Kariyerindeki toplam 14 golün 7'sini(%50si) kafasıyla atması onun özellikle atak korner ve frikiklerde rakip ceza sahasında da tehlike yaratabilceğinin bir göstergesi. Bocchetti sol ayaklı olması nedeniyle özellikle sol iç sorununu ve gerektiğinde sol bek açığını en uygun şekilde kapatabilecek bir oyuncu. Tüm bunların yanı sıra henüz 26 yaşında olması uzun süre kendisinden faydalanılmasını sağlayacaktır. Sözleşmesi 2013 yılında doluyor olması nedeniyle uygun bir rakama bekleneni veremeyen Cris ve sakatlığı devam eden ve sene sonu sözleşmesi bitecek olan Ujfa'nın yerine devre arası alınabilecek iyi bir transfer olacaktır. Ayrıca kontratının bitecek olması onu Juve'nin de gündemine sokmuş. Acele etmek lazım.