Şampiyon Barça

12 Mayıs 2011 Perşembe

 

'Avrupa' Kupası BJK'nin

Öncelikle tebrik edelim BJK'yi. Şayet kaybetselerdi, sebebi kimsenin Queresma'ya yeterli yardımıvermemesi olacaktı. Açıkçası 2 takımında maça başladığı forvet seçimi yanlıştı. İBB Gökhan Ünal ile, BJK ise Almeida ile başlaması daha doğru olurdu. Bunu 2. yarı bu oyuncular oyuna girince daha net gördük. Zira Gökhan dripling yapabilen biri. Almeida ise kendisini çok iyi duvar olarak kullandırıyor ve defansı öne çekip geri alanda boşluklar yaratabiliyor. İBB ise pas alışverişinde çok dengesiz pas atıyor. Ayaklarının ayarını bir türlü tutturamadılar. İbrahim Akın çıkınca üretkenlikleri de iyice düştü. 2 asist üreten Fernandes ise açıkçası bence maçın adamıydı dün Q7 ile beraber. Simao ve Guti çok kötüydüler. İBB'de İ.Akın, İskender ve Holmen iyiydi. Cihan'ın da bunlara ekleyebilirdirdik 83'de kendi yeteneklerinin çok çok üstünde bir vuruş demek yerine Rüştü'yü geçip sağ ayak içi ile plaseyi yapsaydı. Penaltılarda BJK'nin alacağını biliyordum. Malum daha teknik oyuncuları var ama Q7 yerine Aurelio kullandı penaltıyı. İBB'de ise Cihan yerine Gökhan Ünal yada Tevfik Köse'ye penaltı attırılmamasını ise anlam veremedim açıkçası. Şayet TFF, dün penaltılarda direklere takılan, ofsayt gerekçesiyle golü sayılmayan İBB'nin kupayı alması halinde, bugün Bursa için nasıl bir karar alırdı, merak ediyorum! Bununla ilgili Kupa Finali'nin ardına bu kararı saklamak her türlü komplo teorisine açık. Abdullah Avcı ise artık oldu. Farklı bir maceraya yelken açması lazım. Bu arada Boz Baykuşlar bayağı kalabalıktı. Mexico Dalgasına iştirak edebilecek kadar tribün doldurmuşlardı. Nihat'ın kupa sevinci ise manidardı.

Fotolarla EPL

11 Mayıs 2011 Çarşamba

 
 
 

Şampiyon Porto

10 Mayıs 2011 Salı

UEFA finali öncesi iyi olmuş bu.

Yaz Gelse

Güneşlensek...

Galatasaray'ın Geleceğini Çalan Adam

Daha ağır bir itham da kullanılabilirdim ama gerek yok. bitime 12 hafta kala alenen geçici olarak takımın başına geliyorsun. 2 haftasını derbiler nedeniyle çık kalan 10 haftada oynattığın 2 genç var: Rijkaard'ın sende daha fazla şans tanıdığı Emre Çolak ve Cem Sultan. Hani Berkin, hani Cumhur. Artık galibiyet istemiyoruz Bülent Hoca.

Real Türk

Tam bir gurur tablosu. Hamit'in de adı geçiyor Real ile. Gerçi Mesut için 'Türk milli takımında oynasaydı Real'de oynayamazdı' tezi dün itibariyle çürüdü. Ama şimdi farklı bir tez var ortada: Bundesliga'da oynamasaydı, Real'de oynayamazdı. Bundesliga'yı TRT HD sayesinde bu yıl elimden geldiğince izledim. Keza Nuri'yi de. Bizim ligimizin fersah fersah üstünde bir lig. Nuri'nin Real'e transferi en azından Almanya'daki Türk pasaportlu futbolculara, Almanya mı yoksa Türkiye mi seçeneği sunulurken artık bizi de en az Almanya kadar avantajlı kılacağı aşikar. 

Gelelim ligimize, bu yıl adı Avrupa transfer gündeminde yer alan 3 Türk var. Arda, Selçuk İnan ve Gökhan Gönül. İsterim ki gitsinler. Zira iyi kulüplere gidecekler. Gitsinler ki arkalarından yeni kişiler yetişsin. Topal gitti. İlk 11 çıkıyor hiç sırıtmadan oynuyor. Nihat gitti, Sociedad efsanesi haline gelişini hepimiz seyrettik 8 yıl önce. Tugay'ın nasıl uğurlandığını hepimiz dün gibi hatırlıyoruz Rovers tribünlerince. Arda'nın açıklamaları üstüne yazmıştım daha önce. Yukarıda Mesut için söylenen sözü Arda kendisi için dolaylı olarak söylemişti. Messi'nin röportajında çok güzel bir örnek var konuyla ilgili. Kendin ol yeter. Nuri'nin 5 kulağı, 4 gözaü yok sonuçta. Önemli olan öz güven.
 

Sonic Editions

9 Mayıs 2011 Pazartesi

Rock yıldızlarının portlerini 99€'dan başlayan fiyatlarla adrese teslim yolluyorlar. Allah'tan ben zamanında çerçeveletip ucuza mal etmiştim bu portleri.

Süper Kahramanlar

Önümüzdeki Pazar günü Super Clasico var. River 22 puanla 4. üstündeki kara bulutları dağıtmak isteyen Boca ise 18 puanla 11. sırada. Boca derbiyi alırsa hem kara bulutları dağıtmak için iyi bir neden olacak hem de zirve yolunda iddialı ekiplerden biri olacak. Dün Argentinos deplasmanında Palermo ve Riquelme'nin golleryle 2-0 galip geldiler. Ah NTVSpor, vermiyorsun ya şu Arjantin Ligi'ni daha ne diyeyim ben size!

Pazartesi Şarkıları (Simon & Garfunkel - Sound Of Silence)


Sessizliğin sesi...

Engelsiz

Tebrikler Aslanlar

Hazard Gol, Gol Gol; Şampiyonluk Geliyor!

8 Mayıs 2011 Pazar

Hazard bakalım bu yıl kaça gidecek takımdan? Gideceği yer %90 Ada olur. Muhtemelen Hulk ile beraber bu yılın pahalı 3-5 transferinden 2'si olacaklar. Dün harika bir frikik golü attı 45+2'de Gerviho düşürülünce ve devre öyle bitti. 7.golü bu sezon. Bu akşam Lyon, Marsilya'yı puansız gönderirse hem CL'ye katılım için 'ben de varım' diyecek hem de Lille'e muhtemelen Şam... dedirtecek. 

Milan Şampiyon

Milano takımlarını pek sevmem. O yüzden çok fazla fotoya gerek yok.

Cem Sultan Sen Ne Kadar Adamsın!

Geçen gün kavga edilmiş pozisyon gereği Cem ile Servet arasında. Servet çocuğu tokatlayıp küfretmiş vs. Çocuk haliyle Servet'e Twitter'dan giydirmiş çıkarmış. Dedim 'atarlı çocukmuş, helal olsun Cem'e'. Eee bu fotoğraf neyin nesi peki Cem! Adamın arkasından sanalda bir ton atıp tutarken onurun için iyidi. Peki şimdi durum kimin için iyi! Cemcim sen kaç paralık birisin önce onun hesabını ver!

Portekiz Finali

6 Mayıs 2011 Cuma

Yılın futbol ülkesi Portekiz oldu. Bu yıl 5 takımla şu ana kadar 18.400 puan toplayarak en fazla puan toplayan ülke olarak 6.lığa kadar yükseldiler.

Ülke2006/072007/082008/092009/102010/11ToplamTakım
İngiltere16.62517.87515.00017.92818.35785.7851/7
İspanya19.00013.87513.31217.92817.92882.0431/7
Almanya9.50013.50012.68718.08315.66669.4360/6
İtalya11.92810.25011.37515.42811.57160.5520/7
Fransa10.0006.92811.00015.00010.75053.6780/6
Portekiz8.0837.9286.78510.00018.40051.1962/5
Rusya6.62511.2509.7506.16610.91644.7070/6
Ukrayna6.5004.87516.6255.80010.08343.8830/6
Hollanda8.2145.0006.3339.41611.16640.1290/6
Türkiye6.1009.7507.0007.6004.60035.0500/5

Dün gecenin süprizi Hugo Viana dışında oyuncusunun ismini dahi bilmediğimiz Braga'nın finale çıkması oldu. Kaleci Artur Moraes, Alan, ve Paulao dün gecenin en iyileriydi. Attıkları golün üstüne tek kelime ile yattılar. Özellikle 2. yarı 80. dk.ya kadar Benfica kalecisi Roberto'ya top bile gelmedi. Benfica adına en iyi isim Coentrao'ydu. Keza mağlubiyeti hazmedemeyen tek adamdı Benfica'da. Barça eğer iyi bir sol bek arıyorsa bu isim kesinlikle bu adam olmalı diye düşünüyorum. Taa buralara kadar gelmelerine gerek yok.

Ayrıca 'bizim bütçemiz büyük kulüplerle yarışmaya yetmiyor' yada 'kapasitemiz bu kadar' diyenlere Braga gerçeği kapak Allah kapaktır. Artık maddiyet mevzusu söz konusu dahi futbolda biryerden sonra mevzu bahisolmuyor. Keza bunu zamanında ispatlayan kulüplerden biri de bizdik. Derler ya 'inanmak başarmanın yarısı' diye, işte o misal aynen.

Yarı finalin diğer ayağında ise Porto süprize mahal vermedi. Umduğumun aksine tam kadro ile çıktılar. Falcao ise attığı gol ile Kupa 2'de Klinsman'dan rekoru devraldı.

Portekiz kupaya çok yakın gözümde ama Braga da kupaya artık en az Porto kadar yakın. Bizim gibi yakaladıkları büyük fırsatın peşinden ölümüne koşturacakları aşikar.

Yine, Yeniden, Wembley

4 Mayıs 2011 Çarşamba

19 yıl önce Sampdoria'yı o dönemin frikik ustası, şimdiki zamanın en balon antrenörlerinden Koeman'ın golüyle 1-0 yenerek ilk Avrupa Kupası'nı almıştı. O dönem Pep de kadrodaydı. Aradan geçen zamanda Barça aldığı 'Uzay Takımı' sıfatını 2 Şampiyon Kulüpler kupası ile perçinledi. 2 finalde de rakipleri İngiliz'di. İngiltere'de bu gece ütopik bir süpriz gerçekleşmediği takdirde rakipleri ManU olacak. Güzel top oynayan 2 takım. Sir'in oyuncuları coachlarına uzay takımı karşısında bir emeklilik ikramiyesi peşinde koşacaklar zira. Olayı güzel yapacak olan da bu gibi.

Birthday 3rd Of May

3 Mayıs 2011 Salı

Ayaz 2 yaşında. Foto 22 Nisan'da, 23 Nisan aktivitesi için ailecek şirkete gittiğimiz gün çekildi. Oldukça ilginç çıkmışız.

Elano Yine İş Başında

Paulista Şampiyonası'nda Sao Paulo'yu 2-0 yenerek finale çıktı Santos. Elano ilk golü atan kişiydi. Bu sezon attığı gollerin hesabı yok. Adamın yanına BAM'ı koyup performans beklersen olmaz tabiki. O da kendisiyle aynı dili konuşmanın yanısıra aynı futbol duygularını paylaşabileceği ülkesindeki arkadaşlarıyla beraber döktürüyor. Ednan'a selam yola devam.

Pazartesi Şarkıları (Neneh Cherry & Youssou N'Dour - 7 Seconds)

2 Mayıs 2011 Pazartesi


I'll be waitin'...

İyi Bayramlar

1 Mayıs 2011 Pazar


1 Mayıs kutlu olsun

Bu Alemde Cimbom Kendine De Karşı

Büyük takımlar şampiyonluk yarışından ve Avrupa kupalarına katılma hedefinden matematiksel olarak uzaklaştığında bir sonraki sezonun hazırlıklarını yapar ve PAF'tan hiç yoksa 1-2 oyuncu oynatır ama nedendir bilinmez elimize gençleri kazanmak için yakaladığımız 12 haftalık fırsatı da piç ettik. Katkısı bulunanların Allah bin türlü belasını versin.

Finalin Adı Portekiz

29 Nisan 2011 Cuma

Porto, Villareal'i büyük bir hezimete uğrattı. Futbol yapısı olarak Barça gibi 4-3-3'ü tercih ediyorlar. Gözümde 'küçük Barça' görünümündeler. Hulk, Guarin ve 4 gole imza atan Falcao'nun performanslar gerçekten takdire şayandı. İlk yarıyı 0-1 geride kapatmaları tek kelime ile talihsizlikti bence. 2. yarı Falcao'nun kendi yarattığı penaltı ile açılan Porto'nun gol perdesi Guarin'in muhmeteşem solosuyla renk aldı. 3. goldeki Hulk performansı ancak Rıdvan Dilmen gibi 'Hulk'un Falcao'ya çarptırarak attığı gol' şeklinde anlatılabilinir. Bu gole 'gol be' diye sevindim hatta. Porto o kadar inanmış ki tura inanın Villareal kendi yarı sahasını geçemedi bile.Guarin'in ortasında Falcao uçan kafayı vurmasa arkadaki Otamendi bile skoru yapabilirdi. 83'ten sonra artık yatma vakti diye yatmaya gittim. Falcao 4. golünü de atmış. Gecenin diğer maçında Benfica, Braga'yı 2-1 ile geçti. Muhtemelen finalde bir Portekiz derbisi oynanacak.

Ağırlık

28 Nisan 2011 Perşembe

Basın toplantılarındaki karşılıklı ayar vermelerden sonra dün oldukça ılımlı bir maç oldu her durumda. Gerçi faul pozisyonlarında özallikle Barça'lılar toplu halde duruma müdahele etmeye çalıştılar. Inter'e Nou Camp'ta kaybedilen yarı finalde hakemi kandıran Bousquets dün yine Pedro'yu da yanına alarak iş başındaydı. Daha önce bu gibi etik konularla ilgili ben Kader Keita ile ilgili olumsuz yazmıştım. Atilla Abi' yazısında Kader Keita öznesi yerine en kibar tarifiyle bu 2 şerefisizin ismi yazsan yeridir.

Oynanan oyunu değerlendirirsek Barça ilk 30. dk topla kendi yarı sahasında rakibi üstüne çekme stratesiji kendileri adına netice verdi. Hatta bu tuzağa düşen Real'lilerin açıklarında Villa ve Xavi'nin şutlarını Casillas başarılı şekilde savuşturdu. Defans bloğununun solundaki Puyol ters ayaklı olmasına rağmen biraz aksadı. Bu çok normaldi aslında ama Real bunu kullanamadı. Barça'nın top çevirdiği esnada ileride sadece Ronaldo kaldı. Hatta Di Maria ve Mesut'un kendisine yardım etmemesine bir ara isyan bile etti. Sonrasında Di Maria ona biraz ayak uydurmaya çalıştı. 2. yarıda Mesut bu varlığı gösteremediğinden oyundan alındı. Sezonun 2. yarısından beri bir düşüş var Mesut'ta. Adebayor forvete geçince Ronaldo kanada geçti. Bence en kritik hata orta 3'lüden birinin Kaka ile değişmemiş olmasıydı. Zira Real'in gole ihtiyacı varken hücumda sadece 3 kişi kalmak Barça'nın derin savunması içinde kaybolmalarına sebebiyet verdi. Pepe'nin kırmızısı sonrası orta saha tamamen pas manyaklarının eline geçince ibra Barça'ya kaydı. Afellay'ın girişiyle Pedro'nun sağlayamadı etkinlik oluşturuldu, meyvesi Messi'nin de takipçiliği ile gol oldu. 2. gol aynen Ertem Şener'in deyimi ile renklendirilirdi. Gol gelince İlker Yasin'den önce davranıp kendi kendime söyledim o lafı.Geçen 100 yılı bilmem ama bu 100 yılın en iyisi kesinlikle Messi. Bu su götürmez bir gerçek.

Real'de Ramos sarı kart Pepe ise kırmızı kart cezalısı. Barça rakibini perişan edebilir 2. maçta. Barça hangi maça, nasıl ağırlık koyabileceğini gösterdi. Hala yenilmezler. Muhtemelen kupayı da alacaklar.

Taktik Savaşı

26 Nisan 2011 Salı

 
Bakalım CL yarı finalinde Real hangi sistemle sahaya çıkacak. Ronaldo kupa finalinde forvet pozisyonunda iyi bir performans gösterdi. Muhtemelen  yine  forvet oynar. Barça'da ise defasın solunda Puyol oynayacak ama stoperde Mascherano mu yoksa Busquets mi forma giyecek. Oylamalar için linklere tıklamanız yeterli.

Haftasonundan Futbol Notları

25 Nisan 2011 Pazartesi

Öncelikle bizden başlayalım. Dün akşam Behzat Ç. Gençlerbirliği'nin vaziyetini anlatırken bize sağlam dokundurdu "Avrupa Şampiyonu kümeye oynuyor, biz yine iyiyiz" diyerek. Daha da konuşmaya gerek yok bizim için hala gençler kadroda değil. Yani değişen birşey yok. 
 
La Liga'da Madrid, Kaka, Higuain ve Benzema'nın şeytan üçgeniyle Valencia'yı 6-3 yendi. Barça'da Ballon D'or adayı 3'lü yedek kulübesinde, Puyol ve Shakita'nın yakın markajındaki Pique tribünde olunca Osasuna karşısında zorlanmadılar dersek yalan konuşmuş oluruz. 

Almanya'da Dortmund şampiyonluk yolundaki kredileri her geçen hafta cepten yemeye devam ediyor.

Fransa'da Lille, Lorient depalasmanında 2 puan bıraktı. Marsilya bu akşam kazanırsa lider olacak.

Pazartesi Şarkıları (Nine Inch Nails - Capitol G)

Anti-Bush pardon anti-puşt!

Görmemişin Kupası

22 Nisan 2011 Cuma

Madrid kupayı kazandı. Otobüsle şehir tutu atarken Ramos kupayı elinden düşürünce otobüsün altında kaldı Copa Del Rey. Eee 18 yıl sonra kupa kazanınca haliyle insan elinde tutamıyor kupayı. Fener'in Türkiye Kupası'nı kazanacağı zamanı düşünmek bile istemiyorum.

Mourinho'nun Ayarı

21 Nisan 2011 Perşembe

 
Sadece ilk yarısını seyrettim. Hakkını vermek lazım Di Stefano'nun ayarından sonra Mourinho'dan bu kadar etkili bir futbol aynatmasını beklemiyordum. Pepe neredeyse forvet oynadı, ofsayta bile düştü. İlk yarı Barça'nın tek bir şutu bile yokken Madrid'in 3 net pozisyonu vardı. Haliyle Real kazanacağından seyretmedim. Yalnız 6 aydır Barça'da gözle görünür bir düşüş söz konusu. Yavaş yavaş düşmeye başladılar. Bakalım CL maçları nasıl bir taktik savaşıyla geçecek. Bence Barça bu kupayı önemsemedi. Hatta sallamıyorlardı da. Bir isteksizlik var artık takımda görüntüsü oluşturdu bende.

Arda'nın Küfürleri Üstüne

19 Nisan 2011 Salı

 
Her yerde hala seyretmeye tenezzür etmediğim Arda'nın yeni formalara küfür videoları dolaşıyormuş. İlk bu formalar çıktığında bende aynı kanaatteydim açıkçası. Pazarlama stratejisi olarak nasıl bir formanın daha uygun olabileceğini ifade etmiştim. Mor Formaya da isyan etmiştim. En iyi alternatif formamız açıkçası turuncu formaydı. Çünkü sarı-kırmızının karışımıydı. Arda hepimizin duygularına tercüman olmuş. Şimdi yukarıdaki göndermelere bakarak Arda'ya hatalı diyecek birisi varsa 2 kere düşünsün lütfen. Arda da benim gibi yukarıdaki göndermeleri düşünerek isyan etmiş olay bu.

Agoni

Agoni, ölüm esnasında yaşanan son bir can çekişmedir. Bu hem bizim için hem de Arda için böyle oldu. Hala gençler forma alamıyor Bülent Hoca. Acaba Rijkaard'ın suçu neydi!

Pazartesi Şarkıları (Pearl Jam - Daughter)

18 Nisan 2011 Pazartesi


G. Bush giderli The Wall...

Dünden Bugüne El Clasico Formaları

17 Nisan 2011 Pazar

Arda Giderken...

16 Nisan 2011 Cumartesi

M.Bolesdav maçında ilk seyrettiğimde, attığı gollere ilk hayran kaldığımda içtiğim biralarında etkisiyle kendi kendime 'elimimizde en az 20.000.000€'luk bir cevher var' diye kendi kendime sayıklamıştım. Ribery'nin firarı ardından tam bir piyangoydu Arda. Sezon başından beri Atletico'nun resmen istediğini biliyoruz Arda'yı. 

Arda'ya yapılan en büyük yanlışlık ona takımın kaptanlığının verilmesiydi. Sosyal zekası üst seviyede bu çocuğun yalnız bizim medyamız malesef insan görünümlü hayvanlardan oluştuğundan çocuğun canına okudular. Değerini bilenler elbette vardı. O yüzden onları tenzi ediyorum. O dönemin koşullarında Arda'ya kaptanlık verilmesi tam anlamıyla popülizmdi. Kaptanlık mental anlamda takıma liderlik edecek birisine Kewell'a verilmeliydi. Yalnız dikkatinizi çektiyse ben doğduğumdan beri o pazubandı hiçbir yabancı takmadı.Belki 1-2 maçlığına Song takmış olabilir). Hagi bile. Gerisini siz düşünün. Haliyle bu baskının altında Arda yavaş yavaş ezilmeye başladı. Yetenekleri doğrultusunda her kötü gidişte gözler ona çevrildi. Haliyle çocuk yabancı piyasada itibarını kaybetmeye başladı. gerçi yönetim Arda'yı satmaya yanaşmıoruz demiş olsa da Arda'ya her zaman bir meta gözüyle baktı. Bu realiteyi lütfen kimse gözden kaçırmasın.

İşin maddi boyutlarına bakacak olur isek; hep yanlış pazarlama taktikleriyle -sadece Arda olmamak kaydıyla- birçok oyuncumuzun piyasa fiyatı piç edildi. Belki satış işinde bulunuyor olmam nedeniyle bu gözle olaylara bakıyorum. Arda'yı Euro2008'den sonra satacaktık aslında. Piyasası o zaman çok daha yüksekti. Keza Topal ve Servet için de aynı durum söz konusuydu. Topal'ı, Everton'un yaklaşık 12.000.000€ verdiği zamanda satmayıp ertesi sene 3te1'i fiyatla vermek tam olarak başarısızlıktır. Keza o dönem Nuri Şahin için 3.000.000€ çok diyen de aynı yönetimdi malesef. Ki Nuri o dönem anlaşılsa gelecekti. Bu kadar net yazıyorum. Hatta Selçuk İnan'ın Manisa'dayken bize 2 maçta 3 tane ceza sahası dışından attığı golden sonra da alınmasını belirtmiştim farklı mecralarda. Mehmet'ten gelecek paranın yarısı bile değildi ikisine ödenecek bedeller. Gelin bir de şimdi bu adamların piyasa değerlerine, takımlarına olan katkılarına bakın.  Zararı ziyanı varın şimdi siz hesaplayın. Ve bu yönetim mali olarak ibra edildi. Şaka gibi. 30/40.000.000€'nun çöpe atıldığı bir ortamda böyle bir ibra hangi aklın bakış açısı onu da kurula katılanlara sormak lazım. 

Şimdi Arda yaklaşık olarak 12.000.000€ gibi bir rakama. Yani optimum fiyatına satılacak. Arda'nın satılmasına kesinlikle karşı değilim, aksine ilk günden bu yana satılmasından yanayım. Çünkü biz elimizdeki en büyük değerleri yok etmeyi çok iyi biliyoruz.Gidecek olan sadece Arda değil yaklaşık Kazım + Yekta dışındaki bütün yerliler(alt yapıdan gelenler hariç) ve muhtemelen Stancu dışındaki bütün yabancılar gönderilecek. 4 yılda nerede olması hedefleniyordu takım ne hale geldik. Arda'ya küfredenlere Güneri Civaoğlu'nun bugünkü yazısını itaf ediyorum. Kapak olsun o küfürleri edenlere. Arda Fener forması giyse az bunlara. 

Aslında giden Galatasaray'ın son ruhudur. Bakalım seneye ruh nakli için kimler takıma katılacak. Arda'ya kaptanlık değil ruhunu emanet edeceği biri lazımdı. En başından beri yapılan yanlış buydu kısaca belirtmek gerekirse. Galatasaraylılık Baba Gündüz'den Metin Oktay'a, Cüneyt Kaptan'dan Hakan Şükür'e, Bülent'e ve Hagi'ye onlardan da Arda'ya miras kalan bir olgudur. Artık bu mirası yiyecek kimse kalmadı takımda.

Şişmiş Kafa Böyle Olur

Dün akşam seyrettim Mainz-Gladbach mücadelesini. Niko Bungert'in kafası fena şişti. Hatta şişme sonrası Gladbac'lı bir oyuncu Niko'nun kafasını(alnının sağına focuslanın) görünce resmen dilini yuttu. TRT spikeri de mal gibi 'bari hakem DenizAytekin'e söyleseler de birşeyler yapılsın' diye serzenişte bulunuyordu oyunculara. İnanın başka hakem olsa böyle bir cümle kurulmazdı o esnada. Ne yapsın Deniz Aytekin öpünce şişliği mi indirecek.

Rengimiz Bellidir

Real Madrid - Barcelona
23:00 NTVSpor

Penarol Tribünleri

13 Nisan 2011 Çarşamba

 
Penarol taraftarları, Independiente ile oynadıkları Libertadores çeyrek final maçı öncesi güzel bir şov yapmışlar. Maçı ise Independiente1-0 kazandı.

Nisan Değil El Clasico Ayı

11 Nisan 2011 Pazartesi

Hepimizin bu ay furbol delisine döneceğimiz kesin. Ligden, kupaya sonra da CL'de 2 maç gerçekten istesen denk getiremezsin.

Pazartesi Şarkıları (Metallica - Last Caress + Master of Puppets)


Jason 4ever!

Kümede Kal...

Düşeme hattına 9 puan kaldı şaka maka. Özellikle Buca iyi bir performans gösterdi bu hafta. Biz ise kırılması güç bir rekora doğru gidiyoruz. Bülent Hoca, Pino'yu kadro dışı bırakadursun hala Mustafa Sarp yedek kulübesinden oyuna giriyor. Diyecek laf bulamıyorum.

GS Cimbom Fanzin 43. Sayı

6 Nisan 2011 Çarşamba

GSCIMBOM%20FANZIN%2043.%20SAYI

Buyrun Okuyun.

Arjantin'de Haydi Aşıya Kampanyası

 

Ruh Bedenden Ayrılınca Ölüm Gerçekleşir, Fakat Leş 3 Gün İçinde Gömülmelidir Yoksa Kokar

5 Nisan 2011 Salı

Gaziantep'e elendiğimiz gün Wordpress'te yazmıştım 'artık sezon bitti, gençlere şans tanıyalım' diye. Ama oyuna hala Barış, Mustafa giriyor. Takımı geçtim Bülent Ünder'e bile daha ilk maçında diyecek laf bulamıyorum. Zaten geçici olarak geldiğini biliyorsun o zaman biat etme, hizmet et Bülent Hoca.

Pazartesi Şarkıları (Guns N' Roses - Double Talkin' Jive)

4 Nisan 2011 Pazartesi


Izzy Fucked Roses

Ahmet Şık - İmamın Ordusu(Dokunan Yanar)

2 Nisan 2011 Cumartesi

dokunan_yanar

E-kitap olarak ayrıca telefonuma da attım. Haliç'te yaşayan Simon'lar e-kitabını bitirdikten sonra buna başlayacağım. Alın güle güle kullanın.

Kaynar Suya Atılan Türk Halkı


Aslında hepimiz böyle miyiz? Son dönemlerde ülkemizde yaşanan tutuklamalar, yayınlanmamış kitapları yok etme çabaları tam anlamıyla cadı avına dönüştü. 'Yandaş' olarak ifade edilenler 'yandaş' kolluk kuvvetlerince göz altına alınıyor sonra da 'yandaş' hakimlerce cezaevine tıkılıyorlar. Bu ülkede düşünmek zor iş. Zaten böyle giderse düşünmekten balataları yakacağım.